İnsan, yeryüzüne sadece yaşamak için gönderilmiş bir varlık değildir. O, hakikati aramak, Rabbini tanımak ve gönlünü ilahî nurla aydınlatmak için yaratılmıştır. Tasavvuf geleneğinde bu yolculuğun zirvesine ulaşan kişiye “ârif insan” denir. Ârif, yalnızca bilen değil; bildiğini yaşayan, yaşadığını hâl diliyle çevresine yansıtan kimsedir. Tasavvuf ehline göre ilim aklın, marifet ise...