Dava Dilde Kalırsa, Kalp Yetim Kalır…

Yayınlama: 30.04.2026
A+
A-

İnsanı yargılamadan önce sus biraz.

Çünkü her hüküm, önce sahibinin kalbinden geçer.

Dilinden çıkan söz, sadece karşıdakini değil; seni de anlatır.

Bir insan hakkında verdiğin karar, bazen onun gerçeğinden çok, senin içindeki eksikliği gösterir.

Ey dava diyen insan…

Davan sadece dilinde ise, o dava rüzgâr gibidir; eser geçer.

Kalbine inmemişse, yüzünde iz bırakmaz.

Ahlakına dokunmamışsa, davranışında görünmez.

Merhametine dönüşmemişse, sadece güzel bir kelimedir.

Bir insanı kırarak haklı olmak, hakikate hizmet değildir.

Bir kalbi inciterek doğruyu savunmak, doğruluğun ruhuna ihanettir.

Çünkü hakikat, kılıç gibi sallanmak için değil; karanlıkta kandil olmak için vardır.

Dava, yüksek sesle konuşmak değildir.

Dava, kimsenin görmediği yerde de doğru kalabilmektir.

Dava, başkasının hatasını büyütmek değil; kendi nefsinin gölgesini fark edebilmektir.

Dava, insanları yargılamak değil; insanın içinde hâlâ iyiliğe açık bir kapı aramaktır.

Bazen en büyük kibir, “Ben haklıyım” cümlesinin içine saklanır.

Bazen en büyük zulüm, “Ben doğruyu söylüyorum” diyerek yapılır.

Bazen insan, dini savunduğunu sanır; fakat merhameti unutur.

Bazen insan, davayı taşıdığını zanneder; fakat dava onun omuzlarında değil, sadece dilinin ucundadır.

Ey kendini hakikatin sahibi sanan insan…

Bir gün toprak hepimizi aynı sessizlikte ağırlayacak.

Ne unvan kalacak, ne alkış, ne söz, ne iddia.

Geriye sadece kırdığın kalplerin hesabı ve dokunduğun insanların duası kalacak.

O hâlde önce kendine bak.

Kalbin sözünden büyük mü?

Ahlakın iddian kadar güçlü mü?

Merhametin bilgin kadar derin mi?

Davan, dilinden çıkıp hayatına inmiş mi?

Çünkü insanı insan yapan, çok konuşması değildir.

Çok bilmesi de değildir.

İnsanı insan yapan; bildiği hakikatin altında ezilmeden, onu tevazu ile taşıyabilmesidir.

Unutma:

Dava, insanın dilinde büyüyüp kalbinde ölen bir söz olmamalıdır.

Dava, kalpte başlayıp ahlakta çiçek açmalıdır.

Ve gerçek dava adamı, başkasını mahkûm etmeden önce kendi nefsini hesaba çekendir.

Çünkü bu dünyada herkes konuşur.

Ama herkes yaşadığı sözün şahidi olamaz.

Herkes dava der.

Ama herkes davasına ahlakıyla şahitlik edemez.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.