ALLAH AŞKINA, BİR DÜŞÜNÜN… İKİ KOLUNU DA KAYBETMİŞ BİR VATANDAŞ, YARDIM OLMADAN NE YAPABİLİR?

Yayınlama: 10.09.2026
A+
A-

Bazen bir olay anlatılırken uzun uzun cümleler kurmaya gerek yoktur.

Bazen tek bir soru, yaşanan mağduriyeti anlatmaya yeter:

İki kolunu da kaybetmiş bir vatandaş, yardım olmadan ne yapabilir?

Allah aşkına, bir düşünün…

Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Kayalar köyünde yaşayan Selim Çetin, 1986 yılında geçirdiği elektrik kazası sonucu iki kolunu kaybetti.

Sol kolu omuzdan, sağ kolu ise dirsekten itibaren yok. Çetin’in yüzde 82 engelli raporu bulunuyor.

Şimdi biraz durup düşünelim…

Yardım olmadan gömleğinin düğmesini bile kapatması mümkün mü?

Yemek yemek, giyinmek, banyo yapmak, kişisel bakımını yapmak… Günlük hayatın en temel ihtiyaçlarında başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.

Ancak ailenin iddiasına göre Selim Çetin, raporunda “tam bağımlı” ibaresi bulunmadığı gerekçesiyle evde bakım desteğinden yararlanamıyor.

Üstelik aile, Çetin’in yıllarca aldığı evde bakım desteğinin 2019 yılında kesildiğini belirtiyor.

Ailenin verdiği bilgilere göre 1988 yılında evde bakım maaşı için başvuru yapıldı ve destek bağlandı. Yıllarca bu destekten yararlanan aile, 2019 yılındaki kesintinin ardından yeniden başvurular yaptı.

Siirt ve Batman’da ilgili mercilere başvuran aile, yaşadıkları sorunu yetkililere anlattı ancak bugüne kadar bekledikleri sonucu alamadıklarını ifade ediyor.

İşte tam bu noktada insanın aklına çok açık bir soru geliyor:

İKİ KOLU OLMAYAN BİR VATANDAŞ NASIL “TAM BAĞIMLI” DEĞİL?

Burada kimseyi peşinen suçlamak ya da bir sağlık kurulunun kararını kesin şekilde yanlış ilan etmek gibi bir niyetimiz yok.

Ancak kamuoyunun cevap beklediği ciddi bir soru var:

Selim Çetin hangi kriterlere göre “tam bağımlı” kabul edilmedi?

İki kolunu kaybetmiş bir vatandaşın günlük yaşamındaki gerçek ihtiyaçları nasıl değerlendirildi?

Yemek yemesi, giyinmesi, banyo yapması ve kişisel bakımını gerçekleştirmesi gibi temel ihtiyaçları değerlendirme sırasında dikkate alındı mı?

İşte cevaplanması gereken sorular bunlar.

EY SAĞLIK KURULU HEYETİ…

Buradan sağlık kurulu heyetine de bir soru yöneltmek gerekiyor:

Bu değerlendirme yapılırken Selim Çetin’in iki kolunun olmadığı ve günlük yaşamında hangi ihtiyaçları tek başına karşılayabildiği gerçekten değerlendirildi mi?

Çünkü burada sıradan bir engellilik durumundan söz etmiyoruz.

1986 yılında geçirdiği kazada iki kolunu kaybetmiş bir insandan söz ediyoruz.

Bu nedenle ailenin talebi son derece açık:

Selim Çetin’in sağlık raporu ve “tam bağımlı” değerlendirmesi yeniden gözden geçirilsin.

BİR RAPOR, GERÇEK HAYATIN ÖNÜNE GEÇMEMELİ

Sağlık raporları elbette belirli kriterlere göre hazırlanıyor. Ancak bir insanın kâğıt üzerindeki değerlendirmesi ile gerçek hayatta yaşadığı zorluklar arasında fark varsa, bunun da araştırılması gerekiyor. Çünkü bir insanın hayatını yalnızca bir rapordaki birkaç kelime üzerinden değerlendirmek yeterli olmayabilir.

Ailenin yıllardır sürdürdüğü başvurulara rağmen sorunun çözülememiş olması da ayrıca düşündürücü.

Burada yapılması gereken çok açık:

Dosya yeniden ele alınmalı, Çetin’in mevcut sağlık durumu ve günlük yaşam koşulları kapsamlı şekilde değerlendirilmelidir.

YETKİLİLERE ÇAĞRIMIZDIR

İlgili yetkililere açık çağrımızdır:

Selim Çetin’in dosyası yeniden incelensin.

“Tam bağımlı” değerlendirmesinin yapıldığı rapor tekrar gözden geçirilsin. Çetin’in günlük yaşamda hangi ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabildiği, hangilerinde başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu dikkate alınsın.

Çünkü burada sadece bir rapor meselesi yok.

Burada, iki kolunu kaybetmiş bir vatandaşın hayatını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu bakım desteği söz konusu.

Eğer yapılan değerlendirmede bir yanlışlık veya eksiklik varsa, bu mağduriyet daha fazla büyümeden giderilmeli.

Bir an için kendimizi Selim Çetin’in yerine koyalım.

İki kolumuz yok. Günlük hayatın en basit işlerini bile yapabilmek için başka bir insanın yardımına ihtiyaç duyuyoruz.

Sonra karşımıza bir rapor çıkıyor ve “tam bağımlı” olmadığımız belirtiliyor.

İşte insanın vicdanına dokunan soru tam burada ortaya çıkıyor:

Bir insanın gerçek hayattaki ihtiyaçları ile kâğıt üzerindeki değerlendirmesi arasında bu kadar büyük bir fark olabilir mi?

Bizim beklentimiz kimsenin hakkını gasp etmek değil.

Tam tersine, hakkaniyetli bir değerlendirme yapılması.

Selim Çetin’in dosyası yeniden incelensin, gerçek yaşam koşulları göz önünde bulundurulsun ve varsa mağduriyet bir an önce giderilsin.

Çünkü bazen bir insanın yaşadığı gerçeği anlamak için uzun raporlara değil, sadece vicdanla sorulmuş tek bir soruya ihtiyaç vardır

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.