Seçimler sadece bir tercih değildir.
Bazen insanın kendine sorduğu en zor sorudur:
“Ben gerçekten neye inanıyorum?”
Oy pusulasının başında değil, ondan çok önce başlar bu sorgu.
Çünkü sandık, vicdanı olanla olmayanı değil; cesareti olanla olmayanı ayırır.
İdeolojik aidiyetler insana güven verdiğini söyler.
Kalabalığın parçası olmak, bir sesin içinde erimek kolaydır.
Yalnız kalmamayı vaat eder.
Ama bedeli vardır: Kendi sesinden vazgeçmek.
Kendi sorularını susturmak.
Bir süre sonra başkasının cümleleriyle düşünmeye başlamak.
Seçim dönemlerinde bu daha da belirginleşir.
Konuşmak zorlaşır, susmak “akıllılık” sayılır.
“Yanlış anlaşılmayayım” diye başlayan cümleler, çoğu zaman hiç kurulmaz.
İnsan, fikrini saklamayı olgunluk sanır.
Oysa bu, insanın kendine attığı sessiz bir çizgidir.
Kimse yüksek sesle söylemez ama herkes hisseder:
Farklı düşündüğünde dışlanma korkusu.
Yanlış tarafta görünme endişesi.
Sevildiğini sandığın insanların gözünde eksilme ihtimali…
İşte ideolojik baskı tam da buradan işler.
Bağırmaz. Tehdit etmez.
Ama insanın içini daraltır, omurgasını yavaş yavaş eğer.
Ve tam bu noktada medeni cesaret ortaya çıkar.
Medeni cesaret;
Bağırmak değildir.
Kalabalığı karşısına almak değildir.
Hakaret etmek hiç değildir.
Medeni cesaret,
Herkes susarken doğru bildiğini saklamamaktır.
Yanlış bildiğine alkış tutmamaktır.
Yalnız kalmayı göze alıp, kendinden vazgeçmemektir.
Cesur insan, çoğunluğun güvenli gölgesine sığınmaz.
Herkes yürürken durup,
“Ben buraya ait miyim?” diye sorabilen insandır.
O, kalabalığın yönüne değil; vicdanının pusulasına bakar.
Kaybedeceğini bilir, dışlanacağını hisseder,
Ama yine de geri adım atmaz.
Çünkü bilir:
Bir insan her şeyi kaybedebilir ama kendi sesini kaybederse, kendini de kaybeder.
Çoğu insan kalabalığı seçer.
Susarak var olmaya çalışır.
Susmak alışkanlık olur, alışkanlık kimliğe dönüşür.
Ve bir gün aynaya baktığında,
Neyi savunduğunu değil,
Neye uyduğunu görür.
Ama medeni cesaret gösteren insan farklıdır.
Yalnız kalsa bile eğilmez.
Sessiz de olsa doğruyu taşır.
Karşısına kim çıkarsa çıksın, omurgasını ödünç vermez.
O, sandıkta değil sadece;
Hayatın her anında seçimini yapar.
Kolayı değil, doğruyu seçer.
Kalabalıklar geçer.
Seçimler biter.
Ama kendi sesini kaybetmeyenler, Her zaman ayakta kalır.
Kalabalık Susarken, Cesur İnsan Konuşur
GİRİŞ 18.01.2026 15:11
GÜNCELLEME 25.09.2026 07:15
131 gösterim
2 dk okuma
🔊Haberi Dinle0:00 / 1:57
Yeni haber çıkınca bildirim veya e-posta alın. Bu satırlar kategori sayfasını açmaz.
Güncel
Bu habere tepkiniz:
En fazla 3 ifade bırakabilirsinizÖnceki Haber
Hububat Emtia Merkezi Projesinde İmzalar Atıldı
Sonraki Haber
Mini Band Konseri Çocuklardan Tam Not Aldı
Bu Haberleri de Okuyun
Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler
Köşe Yazıları kategorisinden diğer başlıklar
Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

Köşe Yazıları
Güvenlik Kaygısı Meşrudur
24.09.2026 · 14:23
Köşe Yazıları
Batman’a Bu İsim Yakışmıyor: Çöp Kavşağı Utancı
22.09.2026 · 15:47
Köşe Yazıları
Aşk ve Nefis: Gönlün En Çetin İmtihanı
21.09.2026 · 16:59
Köşe Yazıları
KENETLENME ZAMANI PETROL
15.09.2026 · 15:37
Köşe Yazıları
BATMAN’DA KURUMLARDA DEĞİŞİM ZAMANI MI?
13.09.2026 · 17:12
Köşe Yazıları


