Paylaşım Siyaseti

Yayınlama: 22.02.2026
A+
A-

Teknoloji çağındayız…

Artık siyaset kürsülerde değil, ekranlarda yapılıyor. Meydanların yerini “story”ler, projelerin yerini efektli videolar aldı. Basın açıklamasının yerini 30 saniyelik reels, saha çalışmasının yerini drone çekimi aldı.

Eskiden bir il başkanının çalıştığını anlamak için sahaya bakardınız.

Şimdi Instagram’a bakıyorsunuz.

Ziyaret var.

Kısa bir tokalaşma.

Ardından telefonlar havada.

Hızlandırılmış görüntüler…

Yavaşlatılmış yürüyüşler…

Arkada iddialı bir müzik…

Ve altına yazılan o klasik cümle:

“Durmadan çalışıyoruz.”

Gerçekten mi?

Çalışmak, kameraya doğru ağır adımlarla yürümek midir?

Çalışmak, iki esnaf ziyaretiyle montajlanmış 30 saniyelik video mudur?

Çalışmak, paylaşılan kare sayısıyla mı ölçülür?

Yoksa çözülmüş bir sorunla mı?

Bugün siyasette yeni bir meslek türedi: “içerik üreticisi il başkanı.”

Basın danışmanları, sosyal medya ekipleri, özel çekim ekipmanları…

Ama ortada elle tutulur kaç proje var?

Sokağa kulak veriyoruz. Vatandaş net konuşuyor:

“Eskiden iş vardı, sonra paylaşım gelirdi. Şimdi paylaşım var, iş bekleniyor.”

Eskinin il başkanları belki teknolojiyi iyi kullanamadı.

Belki sosyal medyada zayıftılar.

Ama sahada karşılıkları vardı.

Kapıları çalındığında sonuç alınırdı.

Bir telefon edildiğinde muhatap bulunurdu.

Sorun çözüldüğünde sessizce çözülürdü; reklama gerek duyulmazdı.

Bugün ise tablo farklı.

Yeni nesil siyasetçi için sosyal medya araç değil, neredeyse amaç haline gelmiş durumda.

Hizmet içerik olmuş.

Çalışma, paylaşımın malzemesine dönüşmüş.

Algı yönetimiyle siyaset yapılmaz.

Filtreyle sorun çözülmez.

Yavaşlatılmış videoyla işsizlik azalmaz.

Efektle yatırım gelmez.

Müzik ekleyerek fabrika kurulmaz.

Drone çekimiyle gençlere istihdam sağlanmaz.

Ama en tehlikelisi şu:

Siyaset, performans sanatına dönüşüyor.

Gerçeklik yerini kurguya bırakıyor.

Samimiyet yerini senaryoya teslim ediyor.

Vatandaş artık izlemiyor, sorguluyor.

“Bu kadar paylaşım yapılıyor ama hayatımızda ne değişti?” diye soruyor.

“Geçim derdi bitiyor mu?”

“Gençler iş bulabiliyor mu?”

“Çiftçi rahat mı?”

Cevap, videonun altındaki yorum sayısında değil.

Cevap, mutfaktaki yangında.

Siyaset; görünmek değil, çözmektir.

Paylaşmak değil, üretmektir.

Beğeni toplamak değil, güven kazanmaktır.

Algı oluşturmak değil, eser bırakmaktır.

Elbette çağın gerisinde kalalım demiyoruz.

Elbette teknoloji kullanılmalı.

Ama teknoloji, eksikliği örtmek için perde olmamalı.

Sosyal medya, hizmetin duyurulduğu yer olmalı;

Hizmetin yerine geçen bir vitrin değil.

Yeni nesil il başkanlarına hayırlı olsun diyoruz…

Ama açık konuşalım:

Siyaset “story” ile yapılmaz.

Halk, efektli videoya değil, somut icraata bakar.

Story 24 saat sonra silinir.

Arşivler kalır.

Ve en önemlisi…

Vatandaş hafızası hiçbir zaman silinmez.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.