Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Önceki gün Batman Stadyumu’nda sadece bir futbol maçı oynanmadı.
Bir şehir nefes aldı, bir tribün ayağa kalktı, bir takım “ben buradayım” dedi.
Batman Petrolspor, Elazığspor’u 2-0 mağlup ederken tabelaya yazılan skor yalnızca iki rakamdan ibaret değildi.
Bu sonuç; disiplinin, aklın ve sabrın zaferiydi.
Bu sonuç; liderlik koltuğuna oturmanın değil, oraya yakışmanın adıdır.
Zirve maçları sessiz başlar…
Ama o sessizlik çoğu zaman fırtınanın habercisidir.
Batman Petrolspor sahaya çıkarken arkasında sadece 51 puan değil, bir kentin umudunu taşıyordu.
Tribünler doluydu, gözler sahadaydı, kalpler aynı ritimde atıyordu.
Serdar Bozkurt’un takımı ne oynayacağını biliyordu:
Aceleyi değil aklı,
panik yerine dengeyi,
gösteriş yerine sonucu seçti.
Elazığspor cesurdu ama kırılgandı. Play-off hedefi vardı ancak orta saha direnci yeterince güçlü değildi. Futbol bazen tam da burada karar verir: Kim daha çok ister değil, kim daha doğru oynar.
İlk düdükle birlikte niyet belliydi;
Orta sahayı ele geçirmek, oyunu kontrol etmek, rakibe alan bırakmamak.
Maçın hakemine de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Tribünleri bu denli geren bir yönetim uzun zamandır görülmemişti. Verilmeyen penaltı ve tartışmalı düdükler taraftarı çileden çıkardı. Ancak Petrolspor, güzel oyunuyla tüm bu olumsuzlukları da sahada bertaraf etmeyi başardı.
Ve beklenen an geldi…
Bir pas, bir boşluk, bir anlık tereddüt…
Mert Örnek düşündü, Buğra Çağıran vurdu.
Top ağlara giderken tribünler ayağa fırladı.
Bu sadece bir gol değildi;
Bu, “Em amadene” diye atılan bir imzaydı.
İkinci yarıda oyunun düştüğünü düşünenler yanıldı. Batman sabrediyordu.
Futbolda sabır çoğu zaman karşılığını verir.
Dakika 65’i gösterdiğinde Atabey Çiçek sahneye çıktı.
Bir kontra atak, doğru bir koşu, net bir vuruş…
Bu gol yalnızca gol krallığı yarışına değil, şampiyonluk yürüyüşüne yazıldı.
Elazığspor direndi, denedi, zorladı.
Ancak kırılma anında ayakta kalan yine Batman oldu.
Kırmızı kart, düşen tempo, bozulan planlar…
Futbol affetmez. Hele karşısında ne yaptığını bilen bir lider varsa.
Kaleci Furkan Köse alkışı hak etti. Skor daha da farklı olabilirdi.
Rakibin kalecisi de yediği goller dışında adeta panter gibiydi.
Ama bazen iyi performans yenilgiyi sadece süsler; sonucu değiştirmez.
Serdar Bozkurt’un sözleri kısa ama netti:
“Orta sahayı kırdık, oyunu aldık.”
Aslında maçın özeti buydu. Ne fazla ne eksik. Tıpkı sahadaki futbol gibi.
Tribünler coşkuluydu, şehir gururluydu.
Batman Petrolspor artık sadece lider değil; oyuna duruşla ve sakinlikle hükmeden bir takım.
Önceki yazımda da belirtmiştim; bu takımın oyun gücü orta sahaya dayanacak. Defans hattının tecrübeli isimlerle sahaya çıkması, galibiyet arzulayan bir takımın sağlam arka bahçesi gibiydi. Satranç maçı havasında geçmesini beklediğim karşılaşmada, Petrolspor hem maç öncesi dostluk görüntüsü verdi hem de sahada futbol adına keyif sundu.
Elazığspor karşılaşması stratejik açıdan büyük önem taşıyordu. Ya bir eşik maçı olacaktı ya da güven tazeleme. Bana göre bu tür referans maçlarda teknik heyet şu ana kadar başarılı bir sınav verdi. Bu sessiz ama kararlı ambiyans her karşılaşmada sürmeli.
Ve hepimiz biliyoruz:
Eğer bu akıl, bu disiplin, bu inanç ve bu cesur oyun anlayışı devam ederse,
şampiyonluk bir ihtimal değil, bir varış noktası olacaktır.
Batman Petrolspor yoluna emin adımlarla devam ediyor.
Bu inanç tribünlerde, futbolcularda ve yönetimde var oldukça bu ışık sönmeyecek.
Elbette şunu da unutmamak gerekir: Sahaya yabancı madde atılması kabul edilemez. Futbol taraftarla güzel. Şampiyonluk hedefleyen bir takımın en büyük gücü bilinçli ve sorumlu taraftarıdır. Destek; takımı ileri taşır, zarar değil.
Bu hafta Ankara deplasmanı var. Petrolspor’un ortaya koyduğu oyun, bu zorlu mücadele için umut veriyor. Sahadaki oyun şablonuna sadık kalındığı sürece bu engel de aşılacaktır. Ankara’daki hemşehrilerimizin takıma güçlü destek vereceğine inanıyorum.
Asla yalnız değilsiniz.
Yolunuz açık olsun, aslan parçaları.