Bir ülkenin gücü yalnızca ordusuyla, nüfusuyla ya da coğrafi konumuyla ölçülmez.
Asıl güç; enerjisini nereye harcadığıyla ilgilidir.
Eğer bir memleket sürekli kendi iç tartışmalarıyla, bitmeyen kutuplaşmalarla ve gündelik kavgalarla meşgulse, geleceğe ayırması gereken zamanı da tüketmiş olur.
Oysa çağımızda kazanan ülkeler; tartışan değil üreten, gerilen değil büyüyen, içine kapanan değil dünyaya açılan ülkelerdir.
Bugün dünyaya baktığımızda ekonomik olarak yükselen devletlerin ortak bir özelliği dikkat çekiyor: Enerjilerini iç çekişmelere değil, üretime ve kalkınmaya yönlendiriyorlar.
Fabrikalar kuruyor, teknoloji geliştiriyor, gençlerini eğitime ve meslek sahibi olmaya teşvik ediyorlar.
Çünkü biliyorlar ki güçlü ekonomi olmayan yerde güçlü toplum da olmaz.
Bizim gibi genç nüfusa sahip ülkeler için zaman çok kıymetlidir.
Her geçen gün yeni iş alanları oluşturmak, sanayiyi büyütmek, tarımı desteklemek ve gençlere umut verecek yatırımlar yapmak gerekiyor. Gençlerin en büyük hayali artık sadece diploma almak değil; emeklerinin karşılığını bulabilecekleri bir gelecek görmek. Bunun yolu da üretimden, istihdamdan ve ekonomik istikrardan geçiyor.
Bir ülke sürekli kendi iç gündemiyle boğuşursa yatırımcı da ürker, üretici de yorulur. İnsanlar yarını planlamak yerine günü kurtarmaya çalışır.
Oysa güçlü devletler vatandaşına güven verir. İnsanına “çalış, üret, önünü açacağım” mesajı verir. Çünkü kalkınma ancak huzur ortamında mümkündür.
Dışa açılmak da artık bir tercih değil zorunluluktur.
Dünya ile rekabet eden, ürününü ihraç eden, teknolojisini geliştiren ülkeler ayakta kalıyor.
Kendi içine kapanan toplumlar ise zamanla geride kalıyor.
Bugün Anadolu’nun bir şehrinde üretilen bir ürünün Avrupa’da, Orta Doğu’da ya da Asya’da alıcı bulabilmesi mümkündür.
Yeter ki doğru planlama yapılsın, üretici desteklensin ve ülke enerjisini doğru yere harcasın. Elbette sorunlarımız olacak.
Demokrasi olan yerde farklı görüşler de olacaktır.
Ancak mesele; farklılıkları çatışma sebebi yapmak değil, ortak hedeflerde birleşebilmektir. Çünkü bu ülkenin gençleri kavga değil fırsat istiyor.
Çiftçisi destek, esnafı istikrar, sanayicisi güven, öğrencisi umut bekliyor.
Artık şunu anlamamız gerekiyor: Bir ülkenin geleceği televizyon tartışmalarında değil, üretim bantlarında şekillenir.
Güçlü yarınlar; çalışan insanların emeğiyle, alın teriyle ve ortak aklıyla kurulacaktır. Enerjimizi tüketen değil büyüten işlere yöneldiğimiz gün, sadece ekonomimiz değil, toplumsal huzurumuz da güçlenecektir.
Bir Ülkenin Gerçek Gücü Üretimdir
GİRİŞ 11.05.2026 17:58
GÜNCELLEME 25.09.2026 07:15
48 gösterim
2 dk okuma
🔊Haberi Dinle0:00 / 2:05
Bu habere tepkiniz:
En fazla 3 ifade bırakabilirsinizÖnceki Haber
Vali Canalp: "Sason Çileği Kırsalda Refahın Sembolü Oldu"
Sonraki Haber
315 Gündür İçimde Dinmeyen Bir Sızı Var
Bu Haberleri de Okuyun
Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler
Köşe Yazıları kategorisinden diğer başlıklar
Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

Köşe Yazıları
Güvenlik Kaygısı Meşrudur
24.09.2026 · 14:23
Köşe Yazıları
Batman’a Bu İsim Yakışmıyor: Çöp Kavşağı Utancı
22.09.2026 · 15:47
Köşe Yazıları
Aşk ve Nefis: Gönlün En Çetin İmtihanı
21.09.2026 · 16:59
Köşe Yazıları
KENETLENME ZAMANI PETROL
15.09.2026 · 15:37
Köşe Yazıları
BATMAN’DA KURUMLARDA DEĞİŞİM ZAMANI MI?
13.09.2026 · 17:12
Köşe Yazıları



