EKMEK MÜCADELESİ: YA KIZGIN DEMİR ELLERİNİ YAKIYOR YA GÜNEŞ BAŞLARINA VURUYOR!

Batman’da temmuz ayı ile birlikte kavurucu sıcaklar yaşamı durma noktasına getirdi. Termometrelerin gölgede dahi 45 dereceyi aştığı kentte, en zorlu mesaiyi yine açık alanda, kızgın iskelelerin üzerinde çalışan inşaat işçileri veriyor.

EKMEK MÜCADELESİ: YA KIZGIN DEMİR ELLERİNİ YAKIYOR YA GÜNEŞ BAŞLARINA VURUYOR!
Yayınlama: 07.07.2026
A+
A-

Tozun, toprağın ve kor gibi yanan demirlerin arasında ekmek parası kazanan ustalar; yüksek sıcaklığın getirdiği sağlık risklerinin yanı sıra iş güvenliği eksiklikleri ve düşük yevmiyelerden dert yanıyor. Başlarından aşağı su dökerek, gölgelik niyetine çektikleri çadırların altında günde litrelerce su tüketerek ayakta kalmaya çalışan işçiler, adeta hayatlarını ortaya koyuyor.

“Okul Harçlığımı Çıkarmak İçin Bu Sıcağa Katlanıyorum”

Yaz tatilini şantiyede çalışarak geçiren Batman Üniversitesi Antrenörlük ve Spor Bilimleri Fakültesi 2. sınıf öğrencisi İbrahim Yılmaz, ailesine yük olmamak için inşaatlarda sıva yapıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başladığını belirten genç üniversiteli, “Sabah 06.30’da uyanıp iş başı yapıyoruz, akşam hava kararana kadar 45 derece sıcağın altındayız. Sıcaktan korunmak için iskeleye çadır kurduk, şapka takıyoruz ama yetmiyor. Gün boyu kişi başı en az 5 litre su tüketiyoruz. Bu işi rızkımız ve okul masraflarım için sabırla yapıyorum” diyerek yaşadığı zorluğu özetliyor.

“İskelede Sıcak Yüzünden Önümüzü Göremiyoruz, Denge Kaybı Yaşıyoruz”

Asıl mesleği inşaat teknikerliği olmasına rağmen sektörde iş bulamadığı için 10 yıldır sıva ustalığı yapan Rıfat Yılmaz ise şantiyelerdeki can güvenliği riskine dikkat çekiyor. Yüksek sıcaklığın dikkat dağınıklığına yol açtığını belirten Yılmaz, “İşimiz hem ağır hem de büyük risk taşıyor. Özellikle dış cephe iskelelerinde çalışırken can güvenliğimiz pamuk ipliğine bağlı. Gerekli önlemler her zaman alınmıyor. Yazın aşırı sıcak, güneş ve ter yüzünden bazen önümüzü bile göremiyoruz; baş dönmesi ve denge kaybı yaşıyoruz. İskelede en ufak dikkat dağınıklığı ölüm demek. Çocuklarımızın rızkı ve kimseye muhtaç olmamak için bu tehlikeye göğüs geriyoruz” ifadelerini kullanıyor.

“Yevmiyeler Eridi, Sigorta Denetimi İstiyoruz”

Sektörün emektarlarından 20 yıllık kalıpçı ve demirci ustası Selahattin Özhan ise ekonomik şartlardan şikayetçi. Şantiyedeki hissedilen sıcaklığın 50 dereceyi bulduğunu söyleyen Özhan, çalışma koşullarının acilen iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayarak yetkililere şöyle sesleniyor: “Bunalıyoruz ama çalışmak zorundayız. Tozun toprağın içinde günde 30 litreye yakın su tüketerek ayakta kalıyoruz. Ancak mevcut piyasa şartlarında aldığımız yevmiyeler temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya yetmiyor. Yetkililerden sigorta denetimlerinin artırılmasını ve yevmiyelerimizin bu zorlu şartlara göre yeniden adil bir şekilde düzenlenmesini istiyoruz.”

“Demiri Tuttuğumuzda Elimiz Yanıyor ama Helal Rızık Her Şeyden Güzel”

Babasıyla birlikte 3 yıldır demir bağlama işi yapan Enes Cihangir de sıcağın demiri bile yaktığını söylüyor. Mecbur kalmadıkça kimsenin bu sıcakta çalışmayacağını ifade eden Cihangir, “Kışın ayazda, yazın ise kızgın güneşin altındayız. İnanın güneşte bekleyen demiri elimize aldığımızda avuçlarımız yanıyor. Günde en az 10 litre su içiyorum ama iki dakika sonra yine susuyorum. Aile geçindiriyoruz, sabretmek zorundayız. Yine de dışarıda boş boş dolaşmaktansa, ne kadar zor olursa olsun helalinden çalışmak en güzelidir” diyerek alın terinin önemine vurgu yapıyor.

İnşaat işçileri, kavurucu yaz sezonu boyunca yetkililerden hem şantiyelerdeki iş güvenliği denetimlerinin sıkılaştırılmasını hem de emeklerinin karşılığı olan haklarının korunmasını talep ediyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.