Tozun, toprağın ve kor gibi yanan demirlerin arasında ekmek parası kazanan ustalar; yüksek sıcaklığın getirdiği sağlık risklerinin yanı sıra iş güvenliği eksiklikleri ve düşük yevmiyelerden dert yanıyor. Başlarından aşağı su dökerek, gölgelik niyetine çektikleri çadırların altında günde litrelerce su tüketerek ayakta kalmaya çalışan işçiler, adeta hayatlarını ortaya koyuyor.
"Okul Harçlığımı Çıkarmak İçin Bu Sıcağa Katlanıyorum"
Yaz tatilini şantiyede çalışarak geçiren Batman Üniversitesi Antrenörlük ve Spor Bilimleri Fakültesi 2. sınıf öğrencisi İbrahim Yılmaz, ailesine yük olmamak için inşaatlarda sıva yapıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başladığını belirten genç üniversiteli, "Sabah 06.30’da uyanıp iş başı yapıyoruz, akşam hava kararana kadar 45 derece sıcağın altındayız. Sıcaktan korunmak için iskeleye çadır kurduk, şapka takıyoruz ama yetmiyor. Gün boyu kişi başı en az 5 litre su tüketiyoruz. Bu işi rızkımız ve okul masraflarım için sabırla yapıyorum" diyerek yaşadığı zorluğu özetliyor.
"İskelede Sıcak Yüzünden Önümüzü Göremiyoruz, Denge Kaybı Yaşıyoruz"
Asıl mesleği inşaat teknikerliği olmasına rağmen sektörde iş bulamadığı için 10 yıldır sıva ustalığı yapan Rıfat Yılmaz ise şantiyelerdeki can güvenliği riskine dikkat çekiyor. Yüksek sıcaklığın dikkat dağınıklığına yol açtığını belirten Yılmaz, "İşimiz hem ağır hem de büyük risk taşıyor. Özellikle dış cephe iskelelerinde çalışırken can güvenliğimiz pamuk ipliğine bağlı. Gerekli önlemler her zaman alınmıyor. Yazın aşırı sıcak, güneş ve ter yüzünden bazen önümüzü bile göremiyoruz; baş dönmesi ve denge kaybı yaşıyoruz. İskelede en ufak dikkat dağınıklığı ölüm demek. Çocuklarımızın rızkı ve kimseye muhtaç olmamak için bu tehlikeye göğüs geriyoruz" ifadelerini kullanıyor.









