Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bu çağın en büyük yanılgısı şudur: İnsan, değeri cebindeki rakamla ölçüldüğünü sanıyor.
Aynaya bakıp yüzüne hayran olanlar, banka hesaplarına bakıp kendini “başarılı” ilan edenler, arabasının markasıyla kimlik inşa edenler… Lüks evlerin yüksek duvarları arkasında büyüyen kibir, artık neredeyse sıradanlaştı.
Dış görünüşe yatırım yaparken karakterini ihmal eden bir kalabalık var.
Mala mülke tapan, zenginliği bir üstünlük belgesi gibi taşıyan, ailesinin varlığıyla hava atan, çoluk çocuğunu bir “gösteri nesnesi”ne çeviren insanlar… İnsanlara ılımlı görünüp aslında yukarıdan bakanlar… Tebessümünün altında küçümseme, cümlelerinin içinde gizli bir tahakküm taşıyanlar…
Onlar için hayat bir vitrin.
Evin metrekaresi, arabanın modeli, giyilen markalar, gidilen mekanlar…
Hepsi birer “statü ilanı.”
Ama bir şeyi unutuyorlar:
Vitrin ne kadar parlak olursa olsun, içi boşsa sadece camdan ibarettir.
Gerçek zenginlik; insanın kendini neyle ölçtüğünde gizlidir.
Şerefle mi?
Yoksa servetle mi?
Çünkü para, insanın karakterini büyütmez; sadece var olanı büyütür.
Eğer içinde kibir varsa, para onu devleştirir.
Eğer içinde merhamet varsa, para onu hayra dönüştürür.
Asıl mesele şudur:
İnsan, sahip olduklarıyla mı büyüktür, yoksa vazgeçebildikleriyle mi?
Bugün gösterişin alkışlandığı, mütevazılığın ise “zayıflık” sanıldığı bir dönemdeyiz. Oysa en güçlü insanlar; sesi en az çıkan, ama yükü en çok taşıyanlardır. Mütevazı bir evde yaşayıp, zenginliği şerefte arayanlar… Kendi derdini bir kenara bırakıp başkasının yarasına merhem olmaya çalışanlar… İnsanların sıkıntısını dinlerken gözlerinin içi dolanlar…
Onlar sosyal medyada poz vermez.
Onlar lüks mekanlarda görünmez.
Onlar “ben” demez.
Onlar “biz” der.
Ve asıl adamlık da burada başlar.
Adamlık; pahalı bir takım elbise değildir.
Adamlık; zor zamanda omuz verebilmektir.
Adamlık; gücün varken ezmemek, imkânın varken böbürlenmemektir.
Adamlık; insanlığa değer vermektir.
Unutmayalım:
İnsan, evinin büyüklüğü kadar değil; yüreğinin genişliği kadar insandır.
Arabası kadar değil; ahlakı kadar değerlidir.
Ailesiyle hava attığı için değil; ailesine örnek olduğu için kıymetlidir.
Gün gelir para gider.
Gün gelir makam gider.
Gün gelir kalabalıklar dağılır.
Ama geriye tek bir şey kalır:
İnsanlık.
Ve tarih şunu defalarca göstermiştir:
Gösterişle yükselenler alkışla yaşar, unutulmayla biter.
Şerefle yaşayanlar ise sessizce iz bırakır.
Tercih bizim.
Vitrin mi olacağız, değer mi?
Gösteriş mi taşıyacağız, insanlık mı?
Çünkü herkes zengin olabilir.
Ama herkes onurlu olamaz.