Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Dünya diplomasisinde kartlar yeniden dağıtılıyor; Washington-Tahran hattında kırk yıldır süren kronik gerilim, tarihi bir barış mutabakatıyla sonlanma aşamasına geldi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasında yürütülen kritik ve gizli barış müzakerelerinde nihai anlaşma metninin tamamen hazır olduğunu belirterek, tarafların küresel barışa daha önce hiç olmadığı kadar yakın olduğunu tüm dünyaya ilan etti.
Pakistan’ın süreçte yürüttüğü yoğun ve stratejik arabuluculuk rollerine dikkat çeken Başbakan Şahbaz Şerif, süreci sabote etmek isteyen odakların dezenformasyon kampanyalarına sert tepki gösterdi. Şerif, şu tarihi açıklamayı yaptı: “Pakistan’ın devam eden yoğun arabuluculuk çabaları arasında, barış anlaşmasını sabote etmek isteyen kirli odaklar tarafından yürütülen bitmek bilmeyen dezenformasyon kampanyasının tamamen farkındayız. Tüm bu gürültüyü bir kenara bırakarak, barış anlaşmasının son ve mutabakata varılmış metnine ulaşıldığını kesin olarak doğrulayabiliriz. Pakistan şimdi her iki taraf ile yakın bir şekilde çalışarak sonraki adımları tamamlamaya odaklanıyor. Barış, insanlık tarihinde daha önce hiç bu kadar yakın olmamıştı.”
ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı flaş açıklamada İran ile mükemmel bir uzlaşma zeminine oturduklarını kaydetti. Önümüzdeki günlerde imzaların atılmasının an meselesi olduğunu belirten Trump; “İran’ın hiçbir zaman nükleer silah sahibi olmayacağına dair net bir anlaşmamız var. Bunun nispeten hızlı olmasını umuyoruz ancak anlaşma imzalanır imzalanmaz Hürmüz Boğazı derhal dünya ticaretine açılacak. İmza töreni belki cumartesi ya da pazartesi günü olabilir” ifadelerini kullandı.
Süreçte Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan liderleriyle de temas kurduğunu belirten Trump, önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de bir araya geleceğini vurgulayarak Türkiye’nin bölgesel anahtar rolüne dikkat çekti.
İran kanadı ise Trump’ın pazar günü imza atılacağına yönelik kesin iddiasını resmi yayın organları ve yarı resmi Fars Haber Ajansı aracılığıyla yalanlayarak, metin üzerindeki incelemelerin sürdüğünü kaydetti. Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, diplomatik kapıyı tamamen kapatmayarak spekülasyonlardan kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu. Arakçi, “Mutabakat zaptı hiç bu kadar yakın olmamıştı. Son onaya kadar medya içeriği hakkındaki spekülasyonlardan herkes kaçınmalı. Uygun zamanda her şeyi halkımıza açıklayacağız” dedi. Bloomberg’in üst düzey kaynaklarına göre ise taraflar 14 Haziran‘da İsviçre’nin Cenevre kentinde veya Avusturya’nın Viyana kentinde tarihi bir mutabakat zaptı imzalayarak diplomatik sürecin ikinci aşamasına geçecek.
İran ve ABD basınından sızan bilgilere göre, Washington-Tahran hattında dünyayı rahatlatacak o anlaşmanın taslak maddeleri şunlar:
Lübnan dahil olmak üzere tüm bölgesel cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesi.
Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ın iç işlerine karışmama taahhüdü ve İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine kesin saygısı.
Deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması.
Amerika’nın İran çevresindeki askeri güçlerini çekme taahhüdü.
İran’la yapılacak ortak düzenlemelerle Hürmüz Boğazı’nın 30 gün içinde dünya ticaretine yeniden açılması.
Petrol, petrokimya ürünleri ve türevlerinin satışına yönelik yaptırımların tamamen askıya alınması ve İran’ın finansal kaynaklarına tam erişiminin sağlanması.
Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin İran için en az 300 milyar dolar değerinde devasa bir ekonomik yeniden yapılanma planı sunmaları gerekliliği.
Nükleer konulara dayalı nihai bir anlaşmaya varılması ve ABD’nin birincil/ikincil tüm yaptırımlarının, BM Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararlarının tamamen kaldırılması için 8 ila 60 gün sürecek yeni müzakereler.
İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndaki (NPT) nükleer silah üretmeme taahhüdünü resmen yinelemesi.
Müzakereler sırasında Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki askeri gücünü artırmayacağına ve yeni hiçbir yaptırım uygulamayacağına dair taahhüdü.
Nihai müzakerelerin 60 günlük süresi içinde İran’ın dünyada bloke edilen 24 milyar dolarlık fonunun serbest bırakılması. Bu miktarın yarısının (12 milyar dolar) müzakereler başlamadan önce İran’a aktarılması.
Anlaşmanın karşılıklı uygulanmasını izlemek için uluslararası bir denetim mekanizması kurulması.
Nihai barış anlaşmasının, BM Güvenlik Konseyi kararıyla uluslararası hukukta onaylanması.
Nihai müzakerelerin; İran’ın dondurulmuş fonlarının yarısının serbest bırakılması, petrol yaptırımlarının askıya alınması ve deniz ablukasının kaldırılması şartıyla resmen başlaması.
Kritik Not: Sızdırılan metnin en can alıcı noktası ise; nihai anlaşmanın yalnızca zenginleştirilmiş maddeler ve ekonomik reformlar üzerine kurulacağı; İran’ın füze programı ile bölgesel direniş gruplarına verdiği destek konularının kesin olarak gündem dışı bırakıldığı gerçeğidir.