ORUCUN İNSAN ÜZERİNDEKİ MAHİYETİ

Yayınlama: 02.02.2026
A+
A-

Oruç; Hem bedensel hem de ruhsal bir arınmadır. İnsanın iradesini güçlendiren, takvaya ulaştıran bir ibadettir. Oruç, Allah’ın emir ve yasaklarının kulun iyiliği için olduğunu açıkça ortaya koyar. Şüphesiz bu durum Allah’ın birçok ayetinde geçmektedir. İbadetlerin hikmet ve faydaları oldukça fazladır. İslam dininin emir ve yasakları, ferdi bir yarar olmaktan ziyade toplumsal dayanışma ve hoşgörü kazandırır.

Oruç, insanın öncelikle nefis terbiyesiyle başlar ve iradeyi dizginleme yolunda ilerler. Bu husus, manevi bir arınmayla beraber bedensel bir dinlenmeyle sonuçlanır. Aç ve tokun hâlini, fakir ve yoksulun hüznünü en iyi oruçlu insan anlar. Çünkü insan, kendi nefsiyle mücadelesi sayesinde bir başkasının hâlini daha iyi idrak edebilir. İşte bu yüzden Allah’ın emirlerinden olan orucun, insanların iyiliği ve yararı için olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Oruç tutan insan meyve veren ağaca benzer. Kendi kökünden türeyip verdiği meyvelerden fayda sağlar. Oruçlu insan, öncelikle Allah’ın emrini yerine getirerek ibadet etmiş olur. Ettiği ibadetin hasılatı bedenine yarar sağlar. Bedenine sağladığı yarar ise aslında nefsini terbiye etmesidir. Nefsi terbiye etmek de takva ile olur. İşte tam da burada irade, takvaya sebep olur. Hal böyle olunca yoksulun, fakirin ve yetimin hâlini daha iyi anlar.

Bakın, Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah (C.C.) şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı…” (Bakara, 2/183)

Orucun farz kılındığı Ramazan ayı, insanlara hidayet rehberi olan, onlara doğru yolu gösteren ve hakkı batıldan ayıran en açık delilleri ihtiva eden Kur’an’ın indirildiği aydır. Bu sebeple içinizden Ramazan ayına erişen orucunu tutsun. Ancak hasta veya yolcu olup da oruç tutamayan kimse, tutamadığı oruçları başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız, size doğru yolu gösterdiği için Allah’ın yüceliğini tanımanız ve O’na şükretmeniz içindir.
(Bakara, 185)

Sehl İbni Sa’d’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. ‘Oruçlular nerede?’ diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler. O kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.”
(Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm 166)

Ebû Saîd el-Hudrî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.”(Buhârî, Cihâd 36; Müslim, Sıyâm 167-168)

Değerli dostlar;

Orucun insan üzerindeki mahiyeti ve önemi ayetler ve hadislerle açıkça belirtilmiştir.

Allah’ın kul üzerindeki hâkimiyeti ve hükmünün her bir zerresi, şartsız ve koşulsuz kulun yararınadır. Çünkü Allah (C.C.) kulun hiçbir ibadetine muhtaç değildir. Aksine kul, O’nun her bir lütfuna muhtaçtır.

Allah (C.C.) bizleri O’nun rızasını kazananlardan eylesin.

Selam ve dua ile…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.