Şimşek, zekâtın keyfi kararlarla değil, Kur’an-ı Kerim’de belirtilen ölçülere göre ehil kişilere ulaştırılmasının bir zorunluluk olduğunu hatırlattı.
"Ramazan Sadece Oruç Ayı Değildir"
Ramazan’ın "on bir ayın sultanı" ve büyük bir bereket fırsatı olduğunu belirten Şimşek, bu ayda eda edilen sünnetlerin farz kadar sevap kazandırdığını ifade etti. Şimşek, "Ramazan deyince aklımıza oruç geldiği kadar sadaka, zekât, fitre ve hayır-hasenat da gelmeli. Bu ayda yapılan yardımların karşılığı Allah katında katlanarak artar," dedi.
Zengin ile Fakir Arasındaki Uçurum Nasıl Kapanır?
Toplumda infak bilincinin yeterince yerleşmediğine dikkat çeken Şimşek, bencillik ve israfın paylaşma ruhunu zayıflattığını savundu. Şimşek’e göre toplumsal barışın anahtarı zekâtta gizli: "Eğer zekât ve fitre bilinci tam olsaydı, zengin ile fakir arasındaki uçurum derinleşmez; haset ve kıskançlık gibi toplumsal sorunlar yaşanmazdı. Bu ruh sadece Ramazan’da kalmamalı, tüm yıla yayılmalıdır."
Zekât Verilirken Yapılan En Büyük Hata: "Ayıp Olur" Düşüncesi
Zekâtın belirli kuralları olan farz bir ibadet olduğunun altını çizen Molla Beşir Şimşek, yardım dağıtımında yapılan yanlışlara değindi:









