Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İTTİHADUL ULEMA Genel Başkan Yardımcısı Molla Beşir Şimşek, Ramazan ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada zekât, fitre ve sadaka ibadetlerinin usulüne uygun yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Şimşek, zekâtın keyfi kararlarla değil, Kur’an-ı Kerim’de belirtilen ölçülere göre ehil kişilere ulaştırılmasının bir zorunluluk olduğunu hatırlattı.
Ramazan’ın “on bir ayın sultanı” ve büyük bir bereket fırsatı olduğunu belirten Şimşek, bu ayda eda edilen sünnetlerin farz kadar sevap kazandırdığını ifade etti. Şimşek, “Ramazan deyince aklımıza oruç geldiği kadar sadaka, zekât, fitre ve hayır-hasenat da gelmeli. Bu ayda yapılan yardımların karşılığı Allah katında katlanarak artar,” dedi.
Toplumda infak bilincinin yeterince yerleşmediğine dikkat çeken Şimşek, bencillik ve israfın paylaşma ruhunu zayıflattığını savundu. Şimşek’e göre toplumsal barışın anahtarı zekâtta gizli: “Eğer zekât ve fitre bilinci tam olsaydı, zengin ile fakir arasındaki uçurum derinleşmez; haset ve kıskançlık gibi toplumsal sorunlar yaşanmazdı. Bu ruh sadece Ramazan’da kalmamalı, tüm yıla yayılmalıdır.”
Zekâtın belirli kuralları olan farz bir ibadet olduğunun altını çizen Molla Beşir Şimşek, yardım dağıtımında yapılan yanlışlara değindi:
Sekiz Sınıf Şartı: Zekât, Kur’an’da açıkça belirtilen sekiz sınıfa verilmelidir.
Gerçek İhtiyaç Sahibi: “Akrabamdır, vermezsem ayıp olur” gibi sosyal kaygılarla değil, gerçek muhtaçlar gözetilmelidir.
Ehil Kurumlar: Yardımların amacına ulaşması için Gazze, Sudan ve Afrika gibi bölgelerdeki muhtaçlara el uzatan güvenilir kurumlar ve toplumun ıslahı için çalışan yapılar tercih edilmelidir.
Şimşek, zekâtın temel amacının fakiri kalıcı olarak rahatlatmak olduğunu belirterek; yardımların ehil ellere teslim edilmesinin, hem verenin sevabını tam alması hem de toplumsal adaletin sağlanması için kritik önemde olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.