Bölgede bu yıl ilkbahar yağışlarının gecikmesi nedeniyle mısır hasadının 15-20 gün sarktığını söyleyen Doğan, iklim koşullarındaki değişimin verim ve ürün kalitesine de doğrudan yansıdığını ifade etti.
İklim koşullarında yaşanan değişimlerin tarımsal üretime etkilerini değerlendiren Ziraat Mühendisleri Odası Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan, yağışların düzensizleşmesi ve mevsimlerin kaymasının özellikle açık alanda yapılan tarımsal üretimi etkilediğini söyledi.
Doğan, yağış miktarı ve zamanlamasının ürünün gelişim sürecinde belirleyici olduğuna dikkat çekerek, yağışların ihtiyaca uygun gerçekleşmesinin olumlu, yetersiz veya yanlış zamanda gerçekleşmesinin ise üretim açısından olumsuz sonuçlara yol açabildiğini kaydetti.
“MISIR HASADI 15-20 GÜN GECİKTİ”
Batman ve bölgesinde bu yıl yaşanan durumu örnek gösteren Doğan, “Bölgemizde ilkbahar yağışlarının gecikmesi nedeniyle mısır hasadı belirgin bir şekilde 15-20 gün gecikti. Bu durum verimi olumsuz etkiledi ve hasat zamanını öteledi” dedi.
Açık alandaki tarımsal üretimin doğrudan doğa şartlarına bağlı olduğunu vurgulayan Doğan, yağışların azalması veya mevsimlerin kaymasının üretim takviminde değişikliklere yol açabileceğini ifade etti.
EKİM VE HASAT TARİHLERİ DEĞİŞEBİLİYOR
Her ürünün belirli bir yetişme süresinin bulunduğuna dikkat çeken Doğan, “Her bitkinin bir yaşam döngüsü, bir ömrü ve belirli bir yetişme süresi vardır. Bu nedenle yaşanan gecikmeler, ekim ve hasat dönemlerini olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilmektedir” ifadelerini kullandı.
Aşırı yağış, yüksek sıcaklık, soğuk hava ve rüzgâr gibi faktörlerin bitkiler üzerinde strese neden olabileceğini belirten Doğan, bu koşulların ürünün döllenmesini, görünümünü, hasadını, kalitesini, pazar değerini ve verimini etkileyebildiğini söyledi.
“ÇİFTÇİLER TEK BAŞLARINA MÜCADELE EDEMEZ”
İklim değişikliğine uyum sürecinin yalnızca çiftçilere bırakılamayacağını vurgulayan Doğan, bilimsel araştırma ve teknik desteğin önemine işaret etti.
Doğan, “Çiftçiler iklim değişikliğiyle tek başlarına mücadele edemezler. Yetişmiş teknik elemanlar, bilime dayalı araştırmalar ve ilgili bakanlığın yönlendirmesi gereklidir. Önder ve değişime açık çiftçilerimizle görüşülerek planlı bir süreç yürütülmeli” dedi.
YENİ ÜRÜNLERE GEÇİŞ İÇİN BİLİMSEL PLANLAMA
Değişen iklim koşullarına göre yeni ürünlerin değerlendirilmesinin gerekli olabileceğini ifade eden Doğan, çiftçilerin geleneksel üretim alışkanlıklarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Yeni bir ürünün bölgeye uyumunun zaman aldığını belirten Doğan; üretim girdileri, çiftçi alışkanlıkları, pazar payı ve ticari koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Doğan, iklim ve yağış verilerinin düzenli takip edilmesi, bilimsel ve teknik çalışmaların güçlendirilmesi ve üretimin buna göre planlanmasıyla sürdürülebilir bir tarım politikasının oluşturulabileceğini ifade etti.









