Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güzel, erken yaşta telefon ve ekran kullanımının çocuklarda ciddi göz rahatsızlıklarına ve ilerleyen yıllarda psikolojik sorunlara yol açabileceği konusunda aileleri uyardı.
Teknolojinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklarda telefon ve ekranla tanışma yaşı her geçen gün daha da düşüyor. Batman’da açıklamalarda bulunan Op. Dr. Hüseyin Güzel, özellikle kontrolsüz ve yoğun ekran maruziyetinin çocukların göz sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti.
Son yıllarda çocuklarda göz sağlığına yönelik şikâyetlerin belirgin biçimde arttığına dikkat çeken Güzel, akıllı telefonların küçük yaş gruplarında yaygınlaşmasının önemli sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade etti. Uzmanlara göre, ekran başında geçirilen sürenin artması; göz yorgunluğu, görme bozuklukları ve kalıcı hasar riskini yükseltirken, ailelerin yeterli farkındalığa sahip olmaması sorunu daha da derinleştiriyor.
Çocukların çok küçük yaşlardan itibaren telefonla tanıştığını vurgulayan Op. Dr. Hüseyin Güzel, şu ifadeleri kullandı:
“Günümüzde çocuklarda yoğun telefon kullanım öyküsü giderek artıyor. Eskiden belli bir yaş sınırı varken, artık 6 aylık bebeklerden ileri yaştaki bireylere kadar herkesin elinde telefon görmek mümkün. Ancak erken yaşta telefona maruz kalmanın yol açtığı sorunlar artık çok daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.”
Telefonların çoğu zaman çocukları oyalamak ve susturmak amacıyla kullanıldığını belirten Güzel, bu durumun ciddi sonuçlar doğurduğunu söyleyerek şunları dile getirdi:
“Daha önce toplumda yüzde 20–30 civarında olan gözlük ihtiyacı, günümüzde özellikle çocuklarda yüzde 50’lere yaklaşmıştır. Bunun temel nedeni çocukların yoğun şekilde ekrana maruz kalmasıdır.”
Ekran türleri arasındaki farklara değinen Güzel, telefonların göz sağlığı üzerindeki etkilerinin daha ağır olduğunu vurguladı:
“Televizyon, mesafe nedeniyle görece daha masumdur. Tablet orta seviyededir ancak telefonlar 20–30 santimetre gibi çok yakın mesafeden kullanıldığı için gözü aşırı derecede yormaktadır. Sürekli yakına odaklanma, göz kayması, akomodasyon spazmı ve ilerleyen dönemlerde ciddi görme problemlerine yol açabilmektedir.”
Ekran maruziyetinin mutlaka sınırlandırılması gerektiğini ifade eden Güzel, ebeveynlere şu uyarıda bulundu:
“İlk üç yaşta çocukların kesinlikle ekranla temas etmemesi gerekir. Asıl önemli olan kontrolün çocukta değil, ebeveynde olmasıdır. Aksi hâlde çocuk, telefonu bırakamadığı bir alışkanlığa sürüklenmektedir.”
Karşılaştıkları çarpıcı bir vakayı paylaşan Güzel, durumun ciddiyetini şu sözlerle anlattı:
“Altı yaşındaki bir çocuğun göz numarasının yedi olduğunu tespit ettik. Aileyle yapılan görüşmede çocuğun telefonsuz yemek yemediği ve günde 3–5 saat ekran başında kaldığı öğrenildi. Bu durum çocuklar için büyük bir risk oluşturmaktadır.”
Telefonun çocuklar üzerindeki etkisinin yalnızca gözle sınırlı olmadığını belirten Güzel, kontrolsüz kullanımın psikolojik sorunlara da zemin hazırladığını ifade ederek ailelere şu çağrıda bulundu:
“Çocuklarımızı mümkün olduğunca telefonlardan uzak tutmalıyız. Okul çağında tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da maruziyet mutlaka sınırlandırılmalıdır. Bu kuralları önce ebeveynlerin uygulaması, çocukların da buna uyum sağlaması büyük önem taşımaktadır.”
