Kar, Batman’a sessizce yağdı bu kez.
Sadece yolları değil, hayatı da ağırlaştırdı. Soğuk, buz, telaş… Böyle günlerde herkes biraz daha yorgun, biraz daha dalgındır. İşte tam da böyle bir anda yaşanan küçük bir yanlış, ne yazık ki büyük bir gürültüye dönüştü.
Batman Tarım İl Müdürü’nün, kar yağışı sırasında yanlış yönde ilerleyen makam aracı nedeniyle trafik cezası alması; sonrasında ise kendini refleksle “kurum müdürüyüm” diye tanıtmasının yanlış anlaşılması, kısa sürede sosyal medyada bambaşka bir yere taşındı. Oysa bu söz, bir ayrıcalık talebi değil; ne söylendiği bile fark edilmeden ağzından çıkan, tamamen insani bir refleksin ifadesiydi.
Ceza kesildi.
Uygulandı.
Konu orada kapandı.
Ama vicdanlar orada durmadı.
Bir anlık dil sürçmesi, art niyetli bir senaryoya dönüştürüldü. Bir kamu görevlisi, sanki bilerek kuralları hiçe saymış gibi gösterildi. İşte insanın içini acıtan da tam olarak bu oldu.
Oysa Batman Tarım İl Müdürlüğü’nün hikâyesi, birkaç saniyelik bir görüntüden ibaret değildir. O hikâye; kışın karla kaplı köy yollarında çiftçiye ulaşmaya çalışan ekiplerin, yazın kavurucu sıcağında tarlada ölçüm yapan mühendislerin hikâyesidir. O hikâye; arıcıya verilen destekle canlanan kovanların, küçükbaş hayvancılıkla ayakta kalmaya çalışan ailelerin hikâyesidir.
Don vurduğunda sabaha kadar tarlada hasar tespiti yapanlar,
Hastalık çıktığında dağ köylerine kadar aşı için gidenler,
Gençler toprağı terk etmesin diye proje üretenler…
Bütün bunlar, sosyal medyada alkış almaz.
Ama bu şehrin ekmeğinde, sofrasında yerini bulur.
Tarım İl Müdürü de bu emeğin başında duran bir kamu görevlisidir. Elbette o da insan. Yanılabilir, dalgınlık yaşayabilir. Ama hatasını savunmamış, aksine cezasını kabullenmiştir. Asıl olan da budur.
Eleştiri, kırmadan yapılınca anlamlıdır.
Sorgulama, incitmeden olunca değerlidir.
Bir insanı, bir kurumu; tek bir an üzerinden mahkûm etmek ise kimseye kazandırmaz.
Batman’ın toprağı serttir ama insanı yumuşaktır.
Bu şehir, emeğe saygıyı bilir.
Bir anlık yanlışı büyütmek yerine, yıllara yayılan fedakârlığı görmeyi de bilir.
Kar erir.
Yollar açılır.
Ama söylenen sözler, bırakılan izler kolay silinmez.
Bu yüzden gelin; konuşurken biraz daha yavaşlayalım, yargılarken biraz daha kalbimizi dinleyelim. Çünkü bir anlık yanlış, yıllarca verilen emeği gölgelememeli.
