Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Milyonlarca öğrencinin liselere yerleşebilmek adına ter döktüğü Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, ülke genelinde 1 milyonu aşkın öğrencinin katılımıyla tamamlandı.
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen ve bu yıl toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin katıldığı sınav dolayısıyla, Batman’daki sınav merkezlerinin önünde de yoğunluk oluştu. Sabahın erken saatlerinden itibaren çocuklarıyla birlikte okullara gelen Batmanlı veliler, hem sınav heyecanını paylaştı hem de mevcut sınav sistemiyle ilgili görüşlerini dile getirdi.
Sınav süresince okul bahçelerinde ve çevre parklarda Kur’an-ı Kerim okuyarak ve dua ederek evlatlarının emeklerinin karşılığını almasını temenni eden aileler, tercih dönemi ve hazırlık süreçleri hakkında istişarelerde bulundu. Sınav merkezlerinin önünde mikrofon uzatılan Batmanlı veliler, sürece dair şu değerlendirmelerde bulundu:
Kızı sınava giren Selahattin Doğantekin, öğrencilerin uzun ve yorucu bir hazırlık sürecinden geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Vallahi sınava benim kızım girdi. Tabii kızım gibi birçok öğrenci de bu sınava girdi. Allah yardımcıları olsun. Bir yıl boyunca onu dershaneye gönderdik. Çalıştı, gece gündüz emek verdi. Şimdi sınavdan çıktı. Aradan sonra bir daha girecekti ama sınavların zor olduğunu söylediler. Sabah 08.00’de okula geldik. En azından ortama alışması için erkenden burada olduk. Hedefi Anadolu lisesine girmekti, amacı buydu. İnşallah kazanır. Eskiden biz de okuduk, biz de liseye gittik ama böyle bir sınav sistemi yoktu. Şimdi LGS olunca çocuklar ister istemez biraz daha strese giriyor. Hem onlar hem de bizler bu süreci yaşıyoruz. Bir çağrınız var mı derseniz, herkes çocuklarına kızmasın. Sonuçta bu normal bir sınav. İlk de değil, son da olmayacak. Belki istediği Anadolu lisesini kazanamayabilir ama çocuk normal bir liseyi kazandıktan sonra ailesi ona destek verirse, okulda da başarılı olur. Üniversite sınavlarında da Allah gönlüne göre verir.”
Kızı için büyük bir heyecan yaşadığını ve kızının deneme sınavlarında da başarılı olduğunu ifade eden Selahattin Güngör ise şu ifadeleri kullandı: “Kızım sınava girdi. Ona başarılar diliyorum. Onu çok seviyoruz, gözümüzün nurudur. Onun için çok heyecanlıyım. Allah gönlüne göre versin inşallah. Sınava çok güzel hazırlandı ve ona güveniyoruz. Kendisine sonsuz güvenimiz var. Başarılı ve çalışkan bir çocuktur. Hedefleri var. Okulda, sınavlarda ve deneme sınavlarında başarılıdır. Allah gönründeki neyse onu nasip etsin inşallah.”
Sınav ortamındaki sessizliğin ve konsantrasyonun önemine dikkat çeken Faik Katan, okul kapılarındaki düzenlemelere değindi: “Kapının kapatılması daha iyi olur diye düşünüyorum. Çünkü öğrencilerin sakin olması gerekiyor. Ortam çok kalabalık olmazsa dikkatleri dağılmaz ve derslerine odaklanabilirler. Sabah erken geldim. Öncelikle oğluma, ‘Heyecan yapma, sakin ol. Geçersen de geçemezsen de önemli değil, her şey yolunaacaktır.’ dedim. Allah bütün öğrencilerin yardımcısı olsun. Kimsenin emeğini boşa çıkarmasın.”
Sınav sisteminin fiziksel ve psikolojik etkilerine yönelik eleştirilerini dile getiren Salih Avcı ise sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunarak şöyle konuştu: “Oğlum sınava girdi. Ancak bu sistemin çok iyi olduğunu düşünmüyorum. Çocukların bu kadar stres altında tutulması ve uzun süre bekletilmeleri hoş değil. Bu durum birçok kişinin de hoşuna gitmiyor. Şu anda çocukların içeride bu kadar uzun süre kalmaları yerine farklı çözümler düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, 45 dakika boyunca orada beklemek zorunda kalmaları zor bir durum. Bu sıcak havada hem fiziksel hem de psikolojik olarak etkilenebilirler. Moralleri de olumsuz etkileniyor. Çocuğumuzu sınava gönderirken oldukça heyecanlıydık. İnşallah sınavı iyi geçmiştir. Ailelerin de rahat olmaları gerektiğini düşünüyorum. Çocuğumun bir hedefi var. İnşallah en azından bir fen lisesi kazanmasını bekliyoruz. Ablası da fen lisesinde okuyor, bu nedenle onun da aynı başarıyı göstermesini istiyoruz. Ayrıca bu sistemin değişmesini isterim. On iki yaşındaki çocukların bu kadar stres altında bırakılması bana göre doğru değil. Bu konuda yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini düşünüyorum.”
