Avukat Taş: “Uzayan Davalar Adaleti Askıya Alıyor”

Avukat Seyfettin Taş, uzun yargılama süreçleri, yıllarca süren tutukluluklar ve geciken gerekçeli kararların adaleti fiilen askıya aldığını vurguladı. Taş, bu durumun masumiyet karinesini zedelediğini ve yargıya olan güveni ciddi şekilde sarstığını ifade etti.

Avukat Taş: “Uzayan Davalar Adaleti Askıya Alıyor”
Yayınlama: 09.02.2026
A+
A-

Taş, uzun yargılama süreçlerinin bireyler üzerinde ağır mağduriyetler oluşturduğunu belirterek, “Ülkemizde uzun yargılama süreleri ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Yargılamaların makul sürede sonuçlanmaması adaletin işleyişini doğrudan etkiler ve bireyler üzerinde ağır sonuçlar doğurur. Bu durum hem hukuki hem de vicdani açıdan ülkenin en büyük sorunlarından biridir” dedi.

Yargılama Süreci Fiili Cezaya Dönüşüyor

Taş, tutukluluk süresinin fiili bir cezaya dönüşmesinin adalet duygusunu zedelediğini belirterek, “Tutukluluk hem Anayasa’da hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında bir tedbir olarak öngörülmüştür; ceza değildir. Ancak uygulamada delil durumu değişmediği hâlde tutukluluk sürelerinin aylarca, hatta yıllarca devam ettiği görülmektedir” ifadelerini kullandı.

Tutukluluk kararlarının otomatik gerekçelerle uzatılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Taş, “Kuvvetli suç şüphesi gerekçesi otomatik şekilde devam ettiriliyor, bu nedenle tutukluluk bir nevi infaz hâline geliyor” diye ekledi.

Makul Sürede Yargılanma Hakkı Zedeleniyor

Uzayan yargılamaların bireyler üzerinde caydırıcı ve yıldırıcı bir etkisi olduğunu kaydeden Taş, “Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları son derece nettir. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali, adil yargılanma hakkının özünü zedeler” dedi.

Geciken Gerekçeli Kararlar Hukuki Belirsizlik Oluşturuyor

Taş, geciken gerekçeli kararların hukuk güvenliğini zedelediğini ifade ederek, “Hüküm verilmiş olsa da gerekçelerin aylarca yazılmaması veya istinaf ve temyiz süreçlerinde belirsizlik, adaleti fiilen askıya alıyor. Karar vardır ancak adalet yoktur. Geç gelen adalet, adalet değildir” diye konuştu.

Toplumda Tehlikeli Normalleşme Riski

Deliller toplanamamasına rağmen yargılamaların uzamasının mağduriyet yarattığını belirten Taş, “Toplumun bu duruma alışması tehlikeli bir normalleşmeye işaret ediyor. Devletin eksikliği bireyin özgürlüğüne fatura edilemez” ifadelerini kullandı.

Avukat Taş, açıklamasını hukuk devleti vurgusuyla tamamlayarak, “Uzayan yargılamalar ve uzun tutukluluk süreleri masumiyet karinesini aşındırmakta, yargıya olan güveni sarsmakta ve toplumda ‘yargı yoluyla cezalandırma’ algısını güçlendirmektedir. Bir hukuk devletinde yargılama, cezalandırma yöntemi olamaz. Aksi hâlde mahkeme salonları adalet dağıtan yerler olmaktan çıkar, belirsizliğin infaz edildiği alanlara dönüşür” dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.