Makamlar Geçici, Hizmet Kalıcıdır

Yayınlama: 14.03.2026
A+
A-

Kamu görevleri, sadece bir makamı doldurmak ya da bir unvan taşımak için verilmez. Bu görevler, millete hizmet etmek, toplumun sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek için emanet edilir. Ancak ne yazık ki her kurumda bu anlayışın aynı ölçüde karşılık bulduğunu söylemek her zaman mümkün olmuyor. Bazı kurum müdürleri görevlerini büyük bir sorumluluk ve özveriyle yerine getirirken, bazıları ise kendilerine emanet edilen görevin ağırlığını taşımakta zorlanıyor.

Vatandaşın beklentisi aslında oldukça nettir. Halk; kapısını çalabildiği, derdini anlatabildiği, sorunlarına çözüm arayan ve görevini hakkıyla yerine getiren liyakat sahibi yöneticiler görmek istiyor. Makamların asıl amacı da budur. Kamu görevlileri birilerine yaranmak ya da koltuğunu korumak için değil, milletin tamamına eşit mesafede durarak hizmet etmek için vardır. Çünkü kamu görevlisi olmak, millete hizmetkâr olmayı gerektirir.

Batman’da görevini hakkıyla yapmaya çalışan, vatandaşın sorunlarını dinleyen ve çözüm üretmek için çaba sarf eden kurum müdürleri elbette var. Vatandaşla iç içe olan, sahaya inen, halkın taleplerini dinleyen ve çözüm için gayret gösteren yöneticiler toplumun takdirini kazanıyor. Ancak bunun yanında, bulunduğu makamın sorumluluğunu yeterince yerine getiremeyen, vatandaşla arasına mesafe koyan yöneticilerin varlığı da inkâr edilemez bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Bir makamda oturmak, o makamın gerektirdiği sorumluluğu yerine getirmek anlamına gelmelidir. Vatandaş size ulaşamıyorsa, sorunlarını anlatacak bir muhatap bulamıyorsa ve kamu kurumlarının kapıları halk için kapalı hale geliyorsa, o makamın anlamı da sorgulanır hale gelir. Kamu görevlisinin en önemli görevi, halkın sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek için çaba göstermektir. Aksi halde o koltuk sadece bir makamdan ibaret kalır.

Unutulmamalıdır ki verilen her görev geçicidir. Bugün o koltukta oturan yarın başka bir yerde olabilir. Hiçbir makam sonsuza kadar devam etmez. Bu nedenle önemli olan koltuğun gücü değil, o koltukta otururken ortaya konulan hizmettir. Geride bırakılan eserler, yapılan hizmetler ve kazanılan gönüller asıl kalıcı olanlardır.

Toplumun beklentisi; kibirden uzak, ulaşılabilir, çözüm odaklı ve liyakat sahibi yöneticilerdir. Makamların büyüklüğü değil, o makamda gösterilen tevazu ve hizmet anlayışı önemlidir. Vatandaşın kapısını çalabildiği, rahatça derdini anlatabildiği yöneticiler her zaman saygıyla anılır. Çünkü insanlar, kendilerini dinleyen ve sorunlarına çözüm arayan yöneticileri unutmaz.

Bu noktada Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın şu sözleri kamu görevinde bulunan herkes için önemli bir hatırlatma niteliğindedir:

“Makamlar, koltuklar, ünvanlar; bunların hepsi gelip geçicidir, muvakkattir. Ama aynı zamanda bunlar birer imtihan vesilesidir. Aslolan bu sınavı geçmek, milletimizin duasını almak, gönüller kazanıp geride hayırla yad edilecek eser ve hizmetler bırakabilmektir. Bu aziz milletin hayır duasına, Rabbimizin de rızasına mazhar olmak istiyorsanız, kibir ve enaniyet zehrini bünyenizden uzak tutmak zorundasınız.”

Gerçekten de makamlar birer imtihandır. O koltuğa oturan kişinin, gücü ve yetkiyi nasıl kullandığını gösteren bir sınavdır. Kimileri bu sınavdan başarıyla çıkar, kimileri ise o sorumluluğun altında ezilir. Oysa yapılması gereken çok basittir: Vatandaşı dinlemek, sorunları görmek ve çözüm için samimi bir gayret ortaya koymak.

Çünkü makamlar geçicidir, fakat yapılan hizmetler kalıcıdır. Bir gün herkes görevini devredebilir; fakat geride bırakılan iyi hatıralar, yapılan hizmetler ve kazanılan gönüller her zaman yaşamaya devam eder.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Ahmet Ramanlı dedi ki:

    Çok önemli bir konuyu dile getirdiniz. Umarım herkes bir ders çıkartır bu yazıdan