Irak’taki ABD ve koalisyon güçlerinin askeri varlığındaki değişimin ardından bölgede oluşabilecek yeni dengeler tartışılmaya devam ediyor. ABD ile Irak arasında daha önce açıklanan takvim, koalisyonun Irak’taki askeri misyonunun sona erdirilerek ikili güvenlik ilişkilerine geçilmesini öngörürken, Suriye’de DEAŞ’a karşı yürütülen faaliyetlere Irak üzerinden verilen desteğin Eylül 2026’ya kadar sürdürülmesi planlanmıştı. ABD tarafı da süreci “tam çekilme” yerine askeri misyonun ikili güvenlik ilişkisine dönüşmesi olarak tanımlamıştı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Vechi Sönmez ise ABD’nin Irak’taki askeri varlığının azalmasını bölgesel gelişmeler üzerinden değerlendirdi.
“ABD IRAK’TAN ÇEKİLMEK ZORUNDA KALDI”
ABD’nin Irak politikasının geçmişten bugüne bölge üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu savunan Sönmez, İran-Irak Savaşı ve sonraki dönemlerde yaşanan gelişmelere dikkat çekti.
Sönmez, Irak’taki bazı siyasi ve silahlı aktörlerin ABD varlığına yönelik tutumlarının yanı sıra DEAŞ tehdidinin önceki yıllara göre değişmesinin de süreçte etkili olduğunu ileri sürdü.
ABD’nin bölgedeki etkinliğini tamamen sona erdirmeyeceğini savunan Sönmez, “Çekilmek zorunda kaldı. Çünkü artık uğraşacağı başka alanlar arıyor kendisine. Dolayısıyla farklı alanlara güçlerini yönlendirerek yine dışarıdan takibatını sürdürecektir.” ifadelerini kullandı.
ABD’NİN BÖLGEDEKİ ETKİSİNİN SÜRECEĞİNİ SAVUNDU
ABD’nin bundan sonraki dönemde İran ve Ortadoğu üzerindeki politikalarını farklı yöntemlerle sürdürebileceğini belirten Sönmez, Suriye ve Türkiye’nin de bölgesel planlamalarda önemli konumda bulunduğunu ifade etti.
Sönmez, ABD’nin bölgedeki gelişmelere yönelik siyasi ve askeri ilgisinin devam edeceğini düşündüğünü belirterek, bölge ülkelerinin kendi aralarındaki iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
“İRAN’IN LEHİNE BİR GELİŞME”
ABD’nin Irak’taki askeri varlığındaki azalmanın İran açısından sonuçlarını da değerlendiren Sönmez, “Amerika’nın Irak’tan çekilmesi aslında İran’ın lehinedir” dedi.
Haşdi Şabi’nin Irak’taki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sönmez, ABD varlığının azalmasıyla İran’ın Irak üzerindeki etkisinin artabileceğini öne sürdü.
Irak’ın istikrarının bölge açısından önem taşıdığını ifade eden Sönmez, mezhepsel ve etnik çatışmalar yerine bölgesel iş birliğinin öne çıkarılması gerektiğini savundu.
“BÖLGE ÜLKELERİ ARASINDA DİYALOG GELİŞTİRİLMELİ”
Türkiye, İran, Irak ve Suriye başta olmak üzere bölge ülkeleri arasındaki diyaloğun güçlendirilmesinin önemine değinen Sönmez, ülkelerin güvenlik ve ekonomik alanlarda daha fazla iş birliği yapması gerektiğini ifade etti.
Sönmez, Müslüman ülkeler arasında ortak savunma ve dayanışma mekanizmalarının geliştirilmesinin bölgenin dış aktörlere bağımlılığını azaltabileceğini savunarak, Irak’ın merkezi yönetimi ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin de ülkenin istikrarına katkı sağlayacağını belirtti.









