Zekatın sadece bir iyilik hareketi olmadığını vurgulayan Durmuş, "Zekat, zenginlerin malında fakirler için belirlenmiş ilahi bir haktır ve titizlikle teslim edilmelidir" dedi.
"İslam’ın Köprüsü: Zekat"
İslam’ın üzerine bina edildiği beş esastan birinin zekat olduğunu hatırlatan Müftü Durmuş, bu ibadetin toplumsal dayanışmadaki rolüne dikkat çekti. Hazreti Peygamber’in (s.a.v) zekatı "Gantaratu’l-İslam" (İslam’ın Köprüsü) olarak nitelediğini belirten Durmuş, zekatın müminler arasında sarsılmaz bir bağ kurduğunu ifade etti.
"Namaz ile Zekat Bir Bütündür"
Kur’an-ı Kerim’de namaz ve zekatın sık sık bir arada zikredildiğini belirten Ahmet Durmuş, şunları kaydetti: "Cenab-ı Allah, zenginlerin malında muhtaçlar için bir pay ayırmıştır. Bu bir gönüllülük esası değil, kesin bir emirdir. Birçok alimimiz, üzerinde zekat borcu olan birinin diğer ibadetlerinin de tam manasıyla kabul görmeyeceğini ifade eder. Dolayısıyla zekat, mali bir sorumluluktan öte bir iman borcudur."
"Asıl Biz Onlara Minnet Etmeliyiz"
Zekat verirken gözetilmesi gereken en hassas noktanın "insan onuru" olduğunu vurgulayan Müftü Durmuş, verenin değil alanın elinin üstün tutulması gerektiğini söyledi. Durmuş, "Eğer o fakir kardeşlerimiz olmasaydı, biz bu dini vecibeyi nasıl yerine getirecektik? Onları rencide etmeden, İslam vakarışla bu yardımları ulaştırmalıyız," diyerek önemli bir ahlaki uyarıda bulundu.









