Turgutlu’daki olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini ifade eden Ekmen, yaralanan öğrencilere geçmiş olsun dileklerini ileterek şu değerlendirmede bulundu: “Manisa Turgutlu’da bir okulun önünde meydana gelen ve 8 öğrencimizin yaralandığı silahlı olayı dikkatle takip ediyoruz. Olayın tüm detayları henüz netleşmedi. Ancak şu hususun altını çizmek gerekir: Okul içinde veya çevresinde öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi ve eğitim çalışanlarımızı hedef alan şiddetin hiçbir türü kabul edilemez. Geçtiğimiz nisan ayında okul saldırılarıyla ilgili çok acı tecrübeler yaşadık. Bu olaylardan acilen ders çıkarmamız gerekiyor.”
"Anlık Sebeplere Değil, Yapısal Sorunlara Odaklanmalıyız"
Okullarda yaşanan şiddet vakalarının münferit olaylar olarak görülmemesi gerektiğini kaydeden Ekmen, TBMM bünyesinde kurulan Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu çalışmalarına atıfta bulundu. Akran zorbalığı, madde kullanımı ve dijital ortama hapsolan sosyalleşme sorunlarına dikkat çeken Ekmen; "Güvenlik tedbirlerinin yanı sıra okullarda psikolog, sosyolog ve rehberlik branşlarındaki uzman sayısının artırılması ve çocukların düzenli psikososyal destek alması şarttır" dedi.
"Çocuk Okul Kapısından Çıktığında Güvensiz Alanla Karşılaşmamalı"
Okul güvenliğinin sadece okul binasının fiziki sınırlarıyla kısıtlanamayacağını belirten Mehmet Emin Ekmen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çocuklarımız okulun kapısından içeri girdiğinde güvende, kapıdan çıktığında ise güvensiz bir ortamla karşılaşmamalıdır. Okul güzergâhları ve çevresindeki tüm riskler önceden belirlenmelidir. Olay meydana geldikten sonra harekete geçen değil, riskleri önceden tespit eden bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var. Okul yönetimleri, öğretmenler, psikososyal birimler, yerel yönetimler ve emniyet güçleri arasında güçlü bir koordinasyon kurulmalıdır.”