Sorunun sadece yeni binalar inşa edilerek çözülemeyeceğini ifade eden Ekmen, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dört ayda yaklaşık 15 bin kişilik artış, cezaevlerindeki kapasite sorununun giderek ağırlaştığını göstermektedir. Bu tabloyu sadece yeni cezaevi inşa ederek çözmek ya da geçici tampon düzenlemelerle düzeltmek mümkün değildir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla cezaevi değil; daha öngörülebilir, daha adil ve daha güven veren bir yargı sistemidir. Adalet politikaları, toplumun devlete ve hukuka olan güvenini yeniden tesis edecek şekilde şekillendirilmelidir."
"Bir Ülkenin Övüneceği Şey Cezaevi Sayısı Değildir"
Tutuklama tedbirinin bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü savunan DEVA Partili Ekmen, uzun yargılama süreleri ve infaz sistemindeki aksaklıkların yükü her geçen gün artırdığına değindi.
Sorunun çözümünün hukuk devleti ilkelerine bağlılıktan geçtiğini belirten Ekmen, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Adalet sisteminin amacı yalnızca ceza vermek değil, hakkaniyeti tesis etmek olmalıdır. Bir ülkenin övüneceği şey cezaevlerinin sayısı değil, hukuka duyulan güvenin yüksek olmasıdır. Sürekli yeni cezaevi yapmakla övünen değil, cezaevlerine duyulan ihtiyacı azaltan bir hukuk düzeni inşa etmek zorundayız. Tutuklamanın gerçekten istisna olduğu bir sistem kurulmadan bu kapasite sorunu büyümeye devam edecektir."