EKMEN: “SİLAHSIZLANMA KADAR DEMOKRATİKLEŞME DE ÖNEMLİ”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Avrupa Birliği-Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) tarafından düzenlenen 20. Uluslararası Konferans’ta barış süreci ve demokratikleşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Silahsızlanmanın tek başına kalıcı çözüm sağlamayacağını belirten Ekmen, eşit vatandaşlık, ana dil hakları, hukukun üstünlüğü ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konularında da adım atılması gerektiğini söyledi.

GİRİŞ 16.10.2026 18:52
10 gösterim
5 dk okuma
Fotoğraf: EKMEN “SİLAHSIZLANMA KADAR DEMOKRATİKLEŞME DE ÖNEMLİ”
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 5:20

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Avrupa Birliği-Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) tarafından düzenlenen “Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler” başlıklı 20. Uluslararası Konferans’a katıldı.

“Barış Süreci ile Demokratikleşme Krizi Arasında Türkiye: Diyalog, Hukukun Üstünlüğü ve Siyasal Katılımın Geleceği” başlıklı oturumda konuşan Ekmen, Türkiye’de yürütülen sürecin siyasi, hukuki ve toplumsal boyutlarını değerlendirdi.

Oturumda Ekmen’in yanı sıra DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan, Yeni Parti Milletvekili Okan Konuralp ve CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da görüşlerini paylaştı.

“YÜZDE 5 BAŞARI İHTİMALİ VARSA DESTEKLERİZ DEDİK”

Partisinin sürece yaklaşımını anlatan Ekmen, muhalefette olmalarına rağmen barış girişimlerini desteklediklerini belirtti.

Ekmen, “Biz bir muhalefet partisiyiz. Ancak Türkiye’deki birçok alandaki tartışmalardan bağımsız olarak, deyim yerindeyse dosyaları ayrıştırarak bu sürece tam destek veren bir partiyiz. Süreç başladığında Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan, ‘Yüzde 5 bile başarılı olma ihtimali varsa biz bunu destekleriz’ demişti” ifadelerini kullandı.

“KALICI BARIŞ İÇİN KÖK SEBEPLER ORTADAN KALDIRILMALI”

Kürt meselesinin çözümünde yalnızca silahsızlanmaya odaklanılmaması gerektiğini savunan Ekmen, kalıcı barışın hukuki ve demokratik düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Ekmen, ana dil ve kültürel hakların yasal ve anayasal güvenceye alınması, anayasal vatandaşlık, eşit vatandaşlık ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konularına dikkat çekti.

Bu başlıklarda atılacak adımların sorunun kök sebeplerinin giderilmesine katkı sağlayacağını belirten Ekmen, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünün de sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti.

Ekmen, “Son on yıl bize şunu öğretti: Kürt meselesine dair bu üç temel konuyu hayata geçireceğiniz bir ülkenin aynı zamanda demokratik, çoğulcu, güçler ayrılığını uygulamaya geçirmiş ve her anlamda hukuk devletinin gereklerini ifa eden bir ülke olması gerekiyor” dedi.

“ÖNCE SİLAHSIZLANMA, ARDINDAN DEMOKRATİKLEŞME ANLAYIŞI VAR”

Yürütülen sürecin önceki çözüm girişimlerinden farklı özellikler taşıdığını belirten Ekmen, mevcut yaklaşımda önceliğin silahsızlanmaya verildiğini söyledi.

Dünyadaki bazı örneklerde önce çatışmanın kök sebeplerinin giderildiğini, ardından silahsızlanmanın gerçekleştiğini ifade eden Ekmen, Türkiye’de ise bunun tersine bir sıralama izlendiğini savundu.

Ekmen, “Önce silahsızlanma, ardından demokratikleşme. Heyet, ilk İmralı ziyaretinden sonra partimizi ziyarete geldiğinde ‘Önce barış, sonra çözüm diyoruz’ demişlerdi” ifadelerini kullandı.

Sürecin sınırlı sayıda siyasi aktör arasında yürütülmesini de değerlendiren Ekmen, toplumsal desteğin güçlendirilmesi için kamuoyunun daha kapsamlı bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“GEÇİŞ DÖNEMİ ADALETİ HENÜZ GÜNDEME GELMEDİ”

Barış süreçlerinde yüzleşme, hakikat ve onarıcı adalet gibi konuların önem taşıdığını belirten Ekmen, bu başlıkların henüz yeterince ele alınmadığını savundu.

Ekmen, “Bugüne kadar bu mevzular ne Meclis komisyonunda ne yasama faaliyetinde ne de kamusal iletişimde bir başlık olarak açılmamıştır” dedi.

Sürecin ilerleyen aşamalarında toplumsal katılımın daha önemli hale geleceğini ifade eden Ekmen, kalıcı barışın yalnızca siyasi aktörler arasındaki görüşmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

“ÜÇÜNCÜ TARAF MASADA DEĞİL AMA SÜRECİN BİR PARÇASI”

Sürecin yalnızca Türkiye’nin iç dinamikleriyle ilerlediği yönündeki değerlendirmelere de değinen Ekmen, Suriye ve Irak’taki gelişmelerin etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Mahmur, Şengal ve Kandil’deki durumun yanı sıra Erbil, Süleymaniye ve Bağdat ile kurulacak ilişkilerin de önem taşıdığını savunan Ekmen, silahların teslimi ve örgüt üyelerinin hukuki statülerine ilişkin aşamalarda bölgesel iş birliğine ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.

Ekmen, “Üçüncü göz yoktur, üçüncü taraf masada değildir ama üçüncü tarafların da bir parçası olduğu süreç yürütülmektedir” dedi.

“467 EVET OYU TARAFLARA SORUMLULUK YÜKLÜYOR”

Meclis’teki siyasi desteğin önemine dikkat çeken Ekmen, komisyonda yer alan siyasi partilerin büyük bölümünün sürece destek verdiğini söyledi.

Komisyon raporunun demokratikleşme, özgürlükler ve hukuki sorunlara ilişkin bölümlerini değerlendiren Ekmen, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ile kayyım uygulamaları konusunda henüz ilerleme sağlanmadığını savundu.

Ekmen, konuşmasında ilgili yasanın 467 milletvekilinin evet oyuyla kabul edildiğini belirterek bu desteğin siyasi aktörlere önemli sorumluluklar yüklediğini ifade etti.

“467 milletvekili ve 13 siyasi parti, bütün itirazlarını bir kenara koyarak barışa bir kere daha, bir şans daha vermişlerdir” diyen Ekmen, süreci aksatabilecek tutumlardan kaçınılması gerektiğini söyledi.

“MGK KARARI BU YIL İÇİNDE ÇIKMALI”

Silahsızlanma sürecine ilişkin yasal düzenlemelerin zamanlamasını da eleştiren Ekmen, örgüt üyelerinin hukuki statüsüne ilişkin düzenlemelerin daha erken yapılması gerektiğini savundu.

Silahsızlanmanın yüzde 100 oranında gerçekleştiğinin tespit edilmesinin kolay olmadığını belirten Ekmen, devlet kurumlarının örgütün silahsızlanma yönündeki iradesini güçlü biçimde teyit edebileceğini ifade etti.

Ekmen, “Yüzde 100 bir teyit yerine, gelişmeleri teyit eden kuvvetli bir irade teminine dayalı MGK kararı çıkabilir. O da bu yıl içerisinde çıkabilir, çıkmalıdır da” dedi.

“125 BİN DOSYANIN KAPSANMASI KÜÇÜMSENEMEZ”

Yasal düzenlemenin kapsamına yönelik eleştirileri de değerlendiren Ekmen, devlet kaynakları ve konuyu yakından takip eden kişilerden aktarıldığını söylediği verilere göre yaklaşık 125 bin soruşturma dosyası bulunduğunu öne sürdü.

Yaklaşık 900 kişinin kapsam dışında kaldığını belirten Ekmen, bu kişilerin durumlarına ilişkin verdiği sayıların kendi görüşmelerine ve değerlendirmelerine dayandığını ifade etti.

Ekmen, düzenlemenin geniş bir kesimi kapsadığını savunarak kapsam dışında kalanlara ilişkin eleştirilerin sürecin ilerlemesini engelleyecek bir tutuma dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

“SİLAHLARI BIRAKMAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”

Konuşmasının sonunda kalıcı barış için hem örgütün hem de devletin sorumlulukları bulunduğunu vurgulayan Ekmen, eski milletvekili Adnan Boynukara’nın değerlendirmelerine atıfta bulundu.

Silahsızlanmanın zihinsel ve kurumsal dönüşümle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:

“Örgüt açısından silahları bırakmak yetmez; zihnen de geride bırakarak ilerlemek gerekiyor. Devlet açısından da bir örgütün bütün üyeleriyle silahları bırakıyor olması, bu meselenin çözümü anlamına gelmez. Eşit vatandaşlık, temsil, özgürlükler, yerel yönetimler, ekonomik ve sosyal eşitsizlik gibi konuların üzerinde durulması gerekiyor.”

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏