Epstein belgeleriyle birlikte Batı’da uzun süredir konuşulan ancak çoğu zaman görmezden gelinen yapısal sorunların yeniden tartışılmaya başlandığını belirten Uysal, özellikle insan hakları savunucularının sessizliğine dikkat çekti.
Doç. Dr. Uysal, sosyal medyada gündeme gelen belgelerin Batı’nın insan hakları söylemiyle fiili uygulamaları arasındaki derin çelişkiyi gözler önüne serdiğini belirterek, “Epstein belgeleri incelendiğinde Batı’nın genelde insan, özelde kadın ve çocuk hakları söyleminin paradoks hâline dönüştüğü, ciddi yapısal tutarsızlıklar ve vahşet barındırdığı açıkça görülmektedir” dedi.
“Medeniyet dediğiniz tek dişi kalmış canavar”
Batı’daki ahlaki yozlaşmanın boyutuna dikkat çeken Uysal, Mehmet Akif Ersoy’un dizelerine atıfta bulunarak, “Epstein belgeleri, Batı dünyasında ahlaki çöküşün geldiği noktayı gözler önüne sermektedir. ‘Medeniyet dediğiniz tek dişi kalmış canavar’ ifadesinin somut bir örneğiyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
“Epstein tek başına değildir”
Epstein’in bireysel bir suçlu olarak ele alınamayacağını vurgulayan Uysal,
“Bu yapı uluslararası suç ortaklarıyla korunmuş, yıllarca mağdurlar susturulmuş ve şikâyetler bastırılmıştır” dedi.









