İslam dini temizlik üzerine kurulmuş bir dindir.
Temiz olanları hem insanlar sever hem de Allah (C.C) sever.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Temizlik imanın yarısıdır.” buyurmuştur.
Bu sebeple İslamiyet’te birçok ibadetin ön şartı temizliğe bağlıdır; temiz olmadan yapılan ibadetler Allah katında eksiktir, hatta geçersizdir.
Şimdi soruyorum:
Biz bu şekilde kendi evimize giriyor muyuz?
Yağmurlu bir Cuma günü camiye gidiyoruz.
Yerler çamur, sokaklar ıslak.
Bazı vatandaşlar ayakkabısını çıkarıyor, sonra o çamurlu, pis, ıslak ayakkabıyı eline alıp caminin içine kadar taşıyor.
Ayakkabıdan damlayan pis sular cami halısına akıyor.
Sonra biri gelip o halının üzerine basıyor.
Bir başkası aynı yerde secdeye kapanıyor.
Sorarım size:
Kendi evimizin halısına bu pisliğin damlamasına razı olur muyuz?
Evimizde yapmadığımızı Allah’ın evinde neden yapıyoruz?
Bu mu İslam’ın emrettiği temizlik?
Bu mu Allah’ın evine gösterilen saygı?
Bu mu Peygamberimizin bize öğrettiği edep?
Ayakkabıyla tuvalete girilmiş olabilir.
Sokakta neye basıldığı belli değildir.
Bunları bile bile o ayakkabıyı halının üstünde sallayarak rafa götürmek hangi vicdana sığar?
Açık konuşuyorum:
Bu yapılan cehalettir.
Bu yapılan umursamazlıktır.
Bu yapılan düpedüz saygısızlıktır.
Camiler bizim evimiz değildir, Allah’ın evidir.
Allah’ın evine, kendi evimizden daha fazla özen göstermek zorundayız.
Bir poşet bulup ayakkabıyı içine koymak bu kadar mı zor?
Ayakkabıyı kapının dışında bırakmak bu kadar mı ağır gelir?
Bir saniye durup “Ben başkasının secde edeceği yeri kirletiyor muyum?” diye düşünmek bu kadar mı zor?
Bakın, herkesi kast etmiyorum.
Ama maalesef bu vurdumduymazlığı yapanların sayısı az değildir.
Daha da acısı şudur:
Hristiyanlar kiliseye giderken gösterdikleri temizliği ve saygıyı, biz kendi camimize gösteremiyoruz.
Bu utanç bize yeter!
Buradan yetkililere, özellikle müftülüğe sesleniyorum:
Bu konuya artık ciddi şekilde el atın.
Uyarı levhaları asılsın.
Poşet dağıtımı yapılsın.
Vaazlarda bu konu işlensın.
Gerekirse cami görevlileri kapıda insanları uyarsın.
Çünkü bu mesele küçük değildir.
Bu mesele temizlik meselesidir.
Bu mesele edep meselesidir.
Bu mesele iman meselesidir.
Camileri kirleten ayakkabılar değil, kirlenen vicdanlardır.
Herkes kendine gelsin.
Allah’ın huzuruna kirle değil, temizlikle ve bilinçle çıkılır.
