Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Toplum dediğimiz şey gökten inmedi. Biz yaptık. Sabah otobüste yaşlıya yer vermeyen de, akşam haberlerde “saygı kalmadı” diye söylenen de aynı kişi. Çocuğunun öğretmenini eleştirip evde kitabın kapağını açmayan da, işte torpil arayıp sonra “adalet yok” diyen de biziz. Kadın cinayetine lanet edip eşine bağırmayı normal gören, doğayı katledenlere kızıp piknikten çöpünü bırakan, vergiden kaçıp hizmet bekleyen de yine biziz.
Sorunları uzaktan seyredip tweet atmayı sorumluluk sanıyoruz. Oysa bu ülkenin trafikteki kavgası da, okuldaki zorbalığı da, meclisteki kavgası da aynı hastalıktan: Ben haklıyım, önce ben.
Kurtuluş bir liderde, bir yasada, bir mucizede değil. Kurtuluş benim bugün “sana ne” demeyip müdahil olmamda. Komşum açken tok yatmamamda. Kendi çocuğuma önce ahlak, sonra matematik öğretmemde. Hakkım olmayan tek kuruşu almamamda. Güçlünün değil, haklının yanında durmamda.
Hepimiz şikâyetçiyiz ama hiçbirimiz suçlu değiliz öyle mi? Değiliz işte. Çünkü toplum, bizim yan yana gelmiş halimiz. Aynaya bakmadan temiz bir sokak, dürüst bir yönetici, merhametli bir komşu bekliyoruz.
Değişim benle başlar. Ben durursam, ben susmazsam, ben elimdekini bölüşürsem değişir. Benim payıma düşen, önce kendi evimin içini düzeltmek. Sonra kapıyı açıp dışarıya bakmak. Başka türlü bu döngü kırılmaz.