Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Batman Sağlık ve Çevrecilik Derneği (Sağ-Çev) Başkanı Ömer Faruk Dursun, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Çevre sağlığının insan sağlığından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Dursun, “Doğayı korumak yalnızca bilimsel bir gereklilik değil, aynı zamanda inancımızın yüklediği en büyük emanettir” dedi.
Batman’da çevre ve sağlık bilincine yönelik yürüttüğü çalışmalarla bilinen Sağ-Çev, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında toplumsal muhasebe çağrısında bulundu. Gazeteci meslektaşlarımıza konuşan Sağ-Çev Başkanı Ömer Faruk Dursun; soluduğumuz havanın, içtiğimiz suyun ve bastığımız toprağın korunmasının hayati bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, çevre krizlerinin temelinde manevi bir hastalık olan “israfın” yattığını söyledi.

Çevre sağlığı ile insan sağlığının birbirine kopmaz bağlarla bağlı olduğunu hatırlatan Dursun, ekolojik dengenin bozulmasının faturasının doğrudan insanlığa kesildiğini belirtti. Dursun, açıklamasına şöyle devam etti:
“5 Haziran, çevreye karşı sorumluluklarımızı gözden geçirmek için önemli bir fırsattır. Bizler çok iyi biliyoruz ki, kirli bir ekosistemde temiz bir insan nesli yetiştirmek imkânsızdır. Yüce Allah, yeryüzünü muazzam bir dengeyle yaratmıştır ve Kur’an-ı Kerim’de ‘Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık’ buyurmaktadır. Çevreyi kirletmek, yeşil alanları yok etmek ve su kaynaklarını fütursuzca kurutmak, işte bu ilahi mizanı tahrip etmektir. Doğanın dengesi bozulduğunda, karşımıza doğrudan hava kirliliği ve salgın hastalıklar çıkmaktadır.”
Günün anlam ve önemine binaen inancımızın çevreye bakışını anlatan Sağ-Çev Başkanı, modern dünyanın en büyük krizlerinden biri olan çevre kirliliğinin israftan beslendiğini dile getirdi. “İslam dini, doğayı ve içindeki tüm canlıları insanoğluna birer emanet olarak sunmuştur” diyen Dursun, şu ifadeleri kullandı:
“İnancımız, nehir kenarında bile olunsa suyun israf edilmesini kesin surette yasaklar. Bizler bugün plastik atıkları doğaya savururken veya ihtiyacımızdan fazla enerji tüketirken aslında geleceğimizi ve sağlığımızı israf ediyoruz. Oysa Peygamber Efendimiz, ‘Kıyametin kopacağını bilseniz bile, elinizdeki fidanı dikiniz’ buyurarak, çevreciliğin son nefese kadar sürdürülmesi gereken bir ahlak hareketi olduğunu bizlere göstermiştir. Dikilen her ağaç, hem havayı temizleyen bir sadaka hem de diğer canlıların yaşam hakkına saygıdır.”
Temiz bir çevrenin hem beden hem de ruh sağlığının ilk şartı olduğuna dikkat çeken Ömer Faruk Dursun, Batman halkına ve tüm insanlığa çağrıda bulunarak; tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesini, israfın önüne geçilmesini ve toprağın fidanlarla buluşturulmasını talep etti. Dursun, “Çevreye gösterdiğimiz özen, Yaradan’a olan saygımızın en somut göstergesidir” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: İLKHA