Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, sosyal medya kullanım yaşının ilkokul seviyesine kadar düşmesinin çocuklar üzerinde ciddi psikolojik ve gelişimsel riskler oluşturduğunu belirterek, sosyal medyaya yaş sınırı getirilmesinin bir yasak değil, koruyucu bir önlem olduğunu vurguladı.
Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların çok erken yaşlarda bu platformlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Günaydın, erken maruziyetin çocuklarda çeşitli mağduriyetlere yol açabildiğini ifade etti.

Günümüzde sosyal medyanın en yaygın iletişim araçlarından biri haline geldiğini belirten Günaydın, kullanım yaşının ciddi biçimde düştüğünü söyledi. Günaydın, “Sosyal medya kullanım alanı genişledikçe, kullanım yaşı da ilkokul seviyesine kadar geriledi. Elbette bu platformların olumlu yönleri var ancak ilkokul çağındaki çocuklar için olumsuz etkiler çok daha baskın durumda” dedi.
Sosyal medyaya yaş sınırı getirilmesi konusundaki tartışmaların yanlış anlaşıldığını belirten Günaydın, bu düzenlemenin temel amacının çocukları korumak olduğunu vurguladı. Günaydın, “Bu durumu doğru tanımlamak gerekir. Sosyal medyaya yaş sınırı getirmek bir yasaklama değil, çocukları risklerden korumaya yönelik bir önlemdir” ifadelerini kullandı.
Erken yaşta sosyal medya kullanımıyla birlikte çocukların siber zorbalık, akran zorbalığı ve zararlı içeriklerle karşılaştığını dile getiren Günaydın, bu durumun çocukların psikolojisini olumsuz etkilediğini söyledi. Günaydın, “Bu maruziyet çocuklarda kaygı düzeyinin artmasına, özgüven sorunlarına ve dikkat dağınıklığına neden olabiliyor” dedi.
Yaş sınırı tartışmalarının yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını ifade eden Günaydın, Avrupa’da da benzer düzenlemelerin gündemde olduğunu belirtti. Günaydın, Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere İspanya ve İtalya gibi ülkelerde sosyal medyaya yaş sınırıyla ilgili yasal çalışmaların sürdüğünü hatırlattı.
Türkiye’de de benzer bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Günaydın, çocukların sağlıklı gelişimini önceleyen bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirtti. Günaydın, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de bu konuyu gündemine alarak çocukları koruyacak yasal adımlar atması gerekiyor” dedi.
Çocuklara her imkânın erken yaşta sunulmasının zorunlu olmadığını ifade eden Günaydın, asıl hedefin sağlıklı kişisel ve sosyal gelişim olduğunu söyledi. Günaydın, “Sosyal medyaya getirilecek yaş sınırı çocukların gelişimini engellemez, aksine sağlıklı bir gelişim süreci için zaman kazandırır” şeklinde konuştu.