Uzmanlar, zayıflık idealinin yaygınlaşmasıyla birlikte kilo verme davranışının bazı kişilerde tehlikeli bir takıntıya dönüşebileceğini belirtiyor.
Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, Anoreksiya Nervoza’nın estetik bir tercih olmadığını, erken müdahale edilmediğinde ciddi ve hayati risk taşıyan bir psikiyatrik hastalık olduğunu söyledi. Erkmen, “Anoreksiya basit bir diyet veya kilo verme sürecinden çok daha ileri bir durumdur. Hastaların çoğu kendilerini kilolu görmeye devam eder ve durumun ciddiyeti genellikle çevreleri tarafından fark edilir” dedi.
Erkmen, takıntılı kilo verme davranışı gösteren kişilerin vakit kaybetmeden psikiyatri uzmanına başvurmasının önemine dikkat çekti. Erken başvuru ve hastalığın kabul edilmesinin tedavide başarıyı belirleyen en kritik faktörler olduğunu vurguladı.
Anoreksiyanın; yemek yememe, yedikten sonra kusma, ishal yoluyla kilo kaybı veya aşırı spor yapma gibi yöntemlerle ilerleyebildiğini belirten Erkmen, sürecin diş aşınması, saç dökülmesi ve ciddi beslenme yetersizlikleri gibi fiziksel sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Erkmen, özellikle vücut ağırlığının 30 kilonun altına düşmesinin hastaneye yatışı gerektiren ciddi bir durum olduğunu, zorunlu beslenme yöntemlerinin uygulanabileceğini söyledi. Tedavi süresinin ve başarısının hastadan hastaya değiştiğini belirten Erkmen, hastalığın kabulü ve tedaviye uyumun iyileşme açısından kritik olduğunu dile getirdi.